BEDİÜZZAMAN'DAN HİKMETLER - 24

RİSALE-İ NUR HİZMETİNDEKİLERİN KARŞILAŞTIĞI KOLAYLIKLAR

Diğer yazılarımızda da değindiğimiz gibi Üstad hayatı boyunca hem güzel ahlakı hem de imanı ve Allah'a yakınlığı ile tüm Müslümanlara örnek olmuş değerli bir insandır. Üstad'ın imanının gücü ve İslam'a olan hizmetindeki samimiyeti, bu yolda karşılaştığı her güçlüğü kolaylıkla aşmasını sağlamış, Allah'ın yardımı ve desteği ile zorluklar kolaylıklara dönmüştür. Bu arada Üstad'ın yakınında bulunanlar da sık sık Allah'ın yakın takibine ve Üstad üzerindeki sevgisine ve rahmetine şahit olmuşlardır.

Allah dinine yardım edenlere muhakkak yardım edeceğini vaat etmiştir. Bunu bilen ve buna iman eden müminlerin de yaşadıkları olaylar karşısında tepkileri ona göre olmuştur. Müminler tedirgin edici ortamlarda da bulunsalar aslında Allah tarafından güvenlik ve huzur içinde korunacaklarını bilirler. Pek çok insanın umutsuzluğa kapılabileceği, telaşlanıp panik olabileceği durumlar karşısında dahi sabırlı ve tevekküllü davranırlar. Allah'ın mutlaka kendileri koruyup kollayacağını bilirler.

Üstad'ın hayatında sık sık rastlanılan ve tüm Müslümanlara şevk ve heyecan veren olaylar, Risale-i Nur'a hizmet eden samimi Müslümanların hayatlarında da görülmüştür. Elbette bu durum yapılan hizmetin hak olduğunun bir nevi ispatıdır. Çünkü Risale-i Nurlar, Allah'ı tanıtmayı ve dinini yaymayı amaçlayan, materyalizme ve dinsiz ideolojilerin tümüne karşı savaş açmış olan tarihteki en hikmetli ve en etkili Kuran tefsirlerinden biridir. Hem yazıldığı dönemde hem de günümüzde Risale-i Nurların yayılması dinin tebliğindeki en önemli hizmetlerden biri olmuştur. Risale-i Nurları yazıp çoğaltan, Anadolu'yu karış karış dolaşıp fikri mücadele veren ve hatta dünyanın dört bir ucuna Risaleleri ulaştırmaya çalışan Nur şakirdleri, Üstad'ın kerametlerine bu hizmetlerini yaparken de şahit olmuşlardır.

Üstad'ın evinde çeşitli defalar kalmış olan ve değerli Nur talebelerinden Muhiddin Yürüten Nur hizmetinde Allah'ın işlerini nasıl kolaylaştırdıklarını şöyle dile getirmiştir:

"Bu hizmeti yaparken de aslında benim iradem çok az rol oynamıştı. Çünkü nereye gitsem bütün vasıtalar hazır beni bekliyordu. Mesela Afyon'a vardım. Emirdağ'a gitmem lazım. Vakit gece yarısı. Diğer zamanlarda o saatte vasıta bulmak imkansıza yakın bir şey. Ancak ben gittiğimde vasıta hazır bekliyordu." (Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, 3. Cilt, s 205)

Allah'ın böyle yardım ve desteğine ve yakın takibine muhakkak pek çok Nur talebesi hayatının pek çok anında şahit olmuştur. Ancak Hekimoğlu İsmail'in yaşadığı olay Allah'ın dinine hizmet edenlere Allah'ın nasıl yardım ettiğinin en dikkat çekici örneklerinden birisidir.
Hekimoğlu İsmail Üstad'ı ziyareti esnasında Üstad'ın kendisine "Almanya ve Amerika'da Risaleler isteniyormuş, oraya gidenler götürmeli..." sözünü o anda herhangi bir Amerika veya Almanya ziyareti söz konusu olmadığı için ilk planda anlayamamıştır. Ancak bu konuşmadan bir iki ay sonra, Amerika'ya kurs emri gelmiş ve yanına Risale-i Nurları alarak yola koyulmuştur. Arkadaşlarından bir kısmı, "bari Amerika'da başını derde sokma" diyerek, yanına kitapları almasını engellemeye çalışmışlardır. Ancak Hekimoğlu İsmail Nur hizmetinde kararlıdır.

Gümrük kontrollerine sıra geldiğinde ise açılıp kontrol edilmeyen tek bavul Risalelerin dolu olduğu bavul olmuştur. Hekimoğlu İsmail bunu şöyle anlatır:

Sıra benim bavullara geldi. Risale-i Nurlar bulunan kocaman ve ağır bavul hiç açılmadan giden tek bavul oldu. Diğerleri iyice arandı. Bu arada benim valiz de arandı, hatta iki veya üç kutu lokum vardı. Onları dahi sordular ve yokladılar. Amerika'daki gümrük kontrolleri bizden daha sıkı. Yine açılmayan tek bavul bizimkisi oldu. İki arkadaş kitapları omuzladık. Şehre inip hemen Risale-i Nurları taahhütlü olarak postaladık. Daha sonra bu eserlerin alındığına dair mektup geldi, teşekkür ediyorlardı. (Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, 3. Cilt, s 321)

Aslında bu olaylar Allah için yola çıkmış, Allah yolunda mücadele eden pek çok insanın hayatı boyunca defalarca şahit olduğu olaylardan sadece biridir. Bu kerametlerin bizlere gösterdiği gerçek ise, Allah için çalışana Allah'ın mutlaka yardım edeceği ve Allah için verilen mücadelenin mutlaka sonunda gelip geleceğidir. Bizlere düşen tebliğ sorumluluğumuzu yerine getirmek, canımızı ve malımızı Allah için satıp dünya hayatında hak olan yolda mücadele etmektir. Başarı ve zafer ise Allah'tandır.