|
BEDİÜZZAMAN'DAN
HİKMETLER - 25
RİSALE-İ NURLAR VE İSLAMİYET KOMÜNİZM'E GALİP GELECEKTİR
Allah
Kuran'da bazı insanlara kendi katından özel ilimler verdiğini bildirmiştir.
Örneğin Hz. Musa'nın yanında yolculuk ettiği Hz. Hızır insanların
bilmediği özel bir ilme sahip bir kişidir. Allah'ın kendisine verdiği
bu ilimle, kendisiyle beraber olanların ilk bakışta hikmetini anlayamayacağı
bazı kararlar almış, her defasında yanındakileri aldığı kararlar
ile şaşırtmıştır. Ancak yolculuklarının sonunda yaptığı bütün işlerin
hikmetini açıklamış ve ledün ilmine sahip olduğu için çok hikmetli
ve hayırlı işlere vesile olduğu anlaşılmıştır.
Bunun gibi Allah Hz. Yusuf'a da rüyaları yorumlama ilmi vermiştir.
Allah'ın rızasının en çoğunu hapishaneye girmekte gören Hz.Yusuf,
zindanda bulunduğu süre boyunca zindan arkadaşlarının rüyalarını
yorumlamıştır. Zindanda kendisiyle birlikte olan iki kişi Hz. Yusuf'tan
rüyalarını yorumlamasını istemiştir. Bu kişilerden birisi rüyasında
başından kuşların ekmek yediğini, diğeri de kendisinin şarap sıktığını
görmüştür. Hz. Yusuf bu kişilere rüyalarının yorumunu haber vermeden
önce şöyle demiştir:
Dedi
ki: Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka
size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, Rabbimin
bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben Allah'a iman etmeyen, ahireti
de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terk
ettim. (Yusuf Suresi, 37)
Ayette
belirtildiği Hz. Yusuf Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde zindan
arkadaşlarının rüyasını yorumlamıştır. Bu kişilerden biri Hz.Yusuf'un
bildirdiği gibi asılmış, diğer ise serbest kalıp efendisine hizmet
etmeye dönmüştür. Allah'ın dilediği kullarına verdiği bu ilimin
bir benzerine değerli İslam büyüğümüz Said Nursi'nin de sahip olduğuna
yakınları defalarca şahitlik etmişlerdir.
Yakın talebeleri zaman zaman Üstad'a görmüş oldukları rüyalarını
anlatmakta, Üstad bu rüyaları en hikmetli şekilde yorumlamakta idi.
Bunlardan birisi de değerli Nur talebelerinden Mahmud Çalışkan Bey'in
gördüğü rüya idi. Üstad daha sonra bu rüyanın yazılı hale getirilmesini
ve lahika olarak dağıtılmasını da istemişti. Mahmud Çalışkan bu
rüyayı şu şekilde aktarır:
1952
yılında çok acayip bir rüya görmüştüm. Rüyamda Stalin Üstad'ın
oturduğu evin dış kapısından içeri girmek istiyordu. Ben, Ceylan
ve Zübeyir Ağabeyler, üçümüz kapının arkasında, adamı içeri sokmamak
için uğraşıyorduk. Sonra nasıl olduysa gücümüz kafi gelmemişti.
Bu sırada Üstad elinde bir keserle merdivenden aşağı iniyordu.
Biz endişe içindeydik. Stalin'le Üstad aşağı merdiven sahanlığında
karşılaşmışlardı. Stalin yukarıya Üstad'ın oturduğu mevkiye gitmek
istiyor, Üstad onu bırakmıyordu. Tam bu sırada Üstad elindeki
keserle Stalin'in kafasına vurmaya başlamıştı. Stalin içeriye
giremeden orada düşüp öldü. Ertesi gün bu rüyayı Zübeyir Ağabeye
anlattım. O da Üstad'a anlatmış. Üstadımız beni çağırtmıştı...
Beraber Üstad'a gittik. Üstad, "Gel Mahmud kardaşım gel,
nasıl gördün rüyayı, anlat" dedi. Ben gördüğüm gibi anlattım.
Üstad hayretle, "fesübhanallah" dedi. Sonra rüyayı yorumladı:
"Bu, Risale-i Nur'un ve İslamiyetin komünizme galip gelmesidir.
İnşallah muvaffak olacağız."
Üstad
Zübeyir Ağabey'e, "bu rüyayı kaleme alın, bütün kardeşlere
dağıtın" dedi. Sonra bu rüya lahika olarak dağıtıldı. Rüyayı
gördüğüm gece Stalin beyin kanamasından ölmüştü. (Son Şahitler
Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, 2. Cilt, s 363)
Daha
sonra dağıtılan Lahika'da da yer aldığı gibi, Üstad daha önce de
defalarca Nur talebelerinin rüyalarını yorumlamış ve hepsi de son
derece isabetli ve hikmetli olmuştur. Bu rüyalardan birisi de Ceylan
Çalışkan'ın gördüğü rüyadır. Ceylan Çalışkan rüyasında merhum Hafız
Ali'nin Emirdağ'a geldiğini görmüş, Üstad'a rüyasını anlattığında
ise Üstad, "Hüsrev gibi Nurun kahramanlarından birisi gelecek"
demiştir. Gerçekten de aynı gün Emirdağ'a Hafız Alı ve Hüsrev'in
bir nevi temsilcisi olarak Hafız Mustafa gelmiştir. Söz konusu Lahika'da
yer verilen bu rüyanın ardından, Üstad tekrar Stalin'le ilgili rüyaya
değinmiş ve şu yorum yapılmıştır:
Rüyanın
tabiri şudur: Komünistliğin şahsı manevisini Stalin suretinde
görmüş. Risale-i Nur'un Zülfikar ve Asa-yı Musa'sı Üstad şeklinde
görülmüş ki, yarı dünyayı istila ettiği halde Anadolu'ya girmemesi
için, Asa-yı Musa ve Zülfikar'la beynini delmiştir. Tabirin bu
olduğunu kat'i delili de bu rüyanın aynı hadiseye ve aynı güne
tam tevafuk ettiği gibi, otuz yedi sene evvel, Üstadımız Efendimiz
Rus başkumandanının idam kararına karşı, "Bir Müslüman ve
ehl-i iman kafire kıyam etmez ve başını ona eğmez" demesine
de manen tevafuk eder." (Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi
Anlatıyor, 2. Cilt, s 363)
Görüldüğü
gibi Allah Üstad'ı pek çok üstün özellikle güçlü ve kuvvetli kılmış,
Üstad'ın ve talebelerinin küfre karşı olan mücadelelerinde onları
her yönden desteklemiştir. Allah'ın yakın takibinin özel işareti
olan bu gibi durumlar müminlerin Üstad'a olan saygı ve bağlılıklarını
daha artırırken, şevklerini ve mücadele azimlerini de güçlendirmiştir.
|