BEDİÜZZAMAN'DAN HİKMETLER - 8

BEDİÜZZAMAN RUSYA'DA KOMÜNİZMİN ÇÖKECEĞİNİ MÜJDELİYOR

Risale-i Nur külliyatları insanlar için çok büyük bir nimettir. Çünkü Said Nursi gibi mübarek bir insanı tanıma ve görme imkanına sahip olamamış olsak bile bu eserlerin vesilesiyle kendisinin değerli tefekkürlerini, öğütlerini öğrenme fırsatı bulmuş oluyoruz.

Risaleler mutlaka her müslümanın okuması gereken bir Kur'an tefsiridir. Üstad Allah'a çok yakın, Allah'ın varlığını çok iyi kavramış, varlığının delillerini görebilen, ahiretin yakınlığını hisseden ve İslam ahlakını çok iyi bilen bir mümindir. Bu nedenle Risaleleri okuyan insanlar öncelikle Allah'ı nasıl tefekkür etmeleri gerektiğini öğrenirler. Bu ise insanlar için en acil ihtiyaçtır. Çünkü çevremiz sınırsız mucizeyle dolu olduğu halde, çoğu insan düşünmeye alışkın olmadığı için bu mucizelerin üzerinden geçer gider. Allah'ın varlığının delillerini göremez. Ancak Üstad insanlara düşünmenin, Allah'ı bulmanın ve kavramanın yollarını gösterir.

Örneğin küçük bir karınca çoğu insan için hiçbir şey ifade etmez. Çocuk yaşlardan beri karınca görmeye alışkın oldukları için, hayatları boyunca hiçbir zaman bu hayvanı dikkatlice inceleme ve düşünme gereği duymazlar. Halbuki aslında karınca Allah'ın varlığının çok açık bir delilidir. Koloni içinde kurduğu düzen, kendisine besin elde etmek için gösterdiği akıl, en şuurlu insanın bile akledemeyeceği şekilde planlı ve programlı hareket etmesi, vücudunda işini görecek özel sıvılar üretebilmesi gibi pek çok özelliği, bu canlının insan üstü sonsuz bir akıl ve kudret tarafından yaratıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu bakış açısıyla karınca çok önemli bir iman hakikati ve çok değerli bir canlıdır. İnsanın düşünce ufkunu genişleten, Yaratıcısına olan yakınlığını arttıran ve kendi aczini daha iyi görmesini sağlayan bir vesiledir.

İşte Üstad Risalelerinde insanların gözündeki bu ülfet perdesini kaldırarak, çevrelerindeki mucizevi varlıkları ve olayları görebilmelerini sağlamıştır. Böylece bir çok insan Üstad'ın yol göstermesiyle Yaratıcısını tanıma ve kavrama fırsatı elde etmiştir.

Ayrıca Risaleler insanlara şeytanı tanıtmış, şeytanın oyunlarına karşı nasıl hareket edilmesi gerektiğini tarif etmiştir. Böylece insanlar vesveselerine karşı güç kazanmış ve bir çok kişinin imanı güçlenmiştir. Üstad'ın eserleri insanlara hoşgörüyü, merhameti, sabrı, çalışkanlığı, tevekkülü öğretmiştir. Müminler arasındaki birlikteliğin önemi vurgulayarak, İslam ümmeti içinde birleştirici rol oynamıştır. Ayrıca tüm bu konular son derece samimi, akıcı ve en önemlisi de merhametli ve hoşgörülü bir üslupla anlatılmıştır. Bu nedenle Risaleler sadece dindar insanlar üzerinde değil, Allah'ı inkar eden, başka dinlere mensup olan her yaş, kültür, din ve milliyetten olan insanların da ilgi odağı haline gelmiştir. Bir çok insan Risaleleri okuduktan sonra dinini değiştirmiş, Allah'ın varlığını reddedenler çok güçlü bir Yaratıcı tarafından yaratıldıkları gerçeğini kavramaya başlamışlardır. Bir çok insanın ahlakı olumlu yönde değişmiş, vicdansız insanlar vicdanlı davranmaya başlamışlardır. Dünya tarihinde insanlar üzerinde bu kadar geniş çaplı ve köklü etki meydana getiren çok nadir eser vardır. İnsanların Külliyatta gördüğü akıl ve Üstad'ın hayatıyla ispat ettiği samimiyeti, bir çok kişinin kalbinde İslamiyete karşı bir sıcaklık ve yakınlık meydana getirmiştir.

Ancak tüm bunların yanısıra Bediüzzamanı diğer insanlardan ayıran ve önemli kılan bir diğer özelliği de, ileriye dönük tahminlerinin mucizevi şekilde gerçekleşmesi, Allah'ın bir çok konuda olacakları kendisine ilham etmesidir. Üstad neredeyse yarım asır önce yaşamış olmasına rağmen günümüze bakan ve gerçekleşeceğini ümit ettiğini bildirdiği bir çok olay vardır. Bunlardan bir tanesi de kendi zamanından neredeyse 80 sene sonra vuku bulan "komünizmin yıkılması" olayıdır. Üstad yıllar evvel kimsenin hayal bile edemeyeceği bu olayı bir Rus askerine şu şekilde açıklamıştır:

"Divan-ı Harb-i Örfi'den beraat alıp, İstanbul'dan ayrılır. Deniz yolu ile Batum'a gelir ve Tiflis'e geçer. Şeyh Sanan Tepesine çıkarak, şehri yukarıdan temaşa ederken, yanına bir Rus polisi gelir ve sorar:
- Niye böyle dikkat ediyorsun?"
Bediüzzaman der;
- Medresemin planını yapıyorum."
O der;
- Nerelisin?
Bediüzzaman;
- Bitlisliyim
Rus Polisi
-Bu Tiflis'tir
Bediüzzaman;
- Bitlis, Tiflis birbirinin kardeşidir"
Rus polisi:
- Ne demek?
Bediüzzaman;
- Asya'da alem-i İslam'da üç Nur birbiri arkasında inkişafa başlıyor. Siz de birbiri üstünde üç zulmet inkişafa başlayacaktır. Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek , ben de gelip burada medresemi yapacağım."
Rus Polisi:
- Heyhat şaşarım senin ümidine?"
Bediüzzaman
- Ben de şaşarım senin aklına" Bu kışın devamına ihtimal verebilir misin? Her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı vardır. (Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Sait Nursi, s.144, Nesil Yayınevi)
Bediüzzamanın Rusya'nın bu günkü durumunu görebildiğinin bir başka delili ise talebesi Mustafa Sungur'la yaptığı şu konuşmadır.
"Üstad Bediüzzaman talebesi Mustafa Sungur'a defalarca: "Seni Rusya'ya göndereceğim. Seni medresemi açmak üzere Tiflis'e göndereceğim" diye bayanlarda bulunmuştur. Bunun aynen tahakkuk ettiğini, Tiflis'de, Bakü'de ve diğer Türki cumhuriyetlerinde ve hatta Leningrad ve Moskova'da, Nur dershanelerinin açıldığını, Risale-i Nurların oralarda, komünizmin tahribatına uğrayan insanların kalp ve dimağlarını nasıl tenvir ve tedavi ettiğini, bu gün büyük bir sürur ve iftiharla müşahade ediyoruz." (Bediüzzaman Albümü. Sf.97, Re'fet Kavukçu)

Kendisinden, neredeyse bir asır sonra olacak olayları bilmesi Üstad'ın aklını ve ferasetini anlamamız açısından çok önemlidir. Ancak bundan 15 sene evveline kadar Rusya'da komünizmin çökeceği bir çok insan tarafından hayal bile edilemezken, zamanımızdan 90 sene önce Üstad'ın Rusya'daki sisteme yönelik yaptığı bu açıklama, Allah'ın ilhamıyla hareket eden özel ilim sahibi bir şahsiyet olduğunu bir kere daha ispat etmektedir.