|
RİSALE-İ
NUR'UN ÖNEMİ - 2
Bediüzzaman
Said Nursi'nin kişiliğini, mücadelesini, vatan sevgisini, Türk milletinin
refahı ve mutluluğu için yaşamının son anına kadar yaptığı hizmetleri
eserlerinden öğrenmek mümkündür. Bir insanın hayatının akışını değiştirecek
nitelikte olan bu eserlerin, insanlar tarafından bir kez veya iki
kez değil defalarca okunması ve okutulması zaruridir. Kuran tefsirinin
yapıldığı bu değerli eserler her okunduğunda, kişi daha önce okuduğundan
farklı şeyler öğrendiğini fark edecektir. Bu, son derece önemlidir
ve Risale-i Nur'u okuyanlar Üstad'ın anlatımındaki bu hikmetleri
çok iyi bilirler. Üstad bir sözünde Risale-i Nur'un insanların maneviyatı
üzerinde ne kadar olumlu bir etkisi olduğuna ve önemine şöyle dikkat
çekmiştir:
"Risalet-in
Nur ise, Kur'an'ın bir manevî mu'cizesi olarak imanın esaslarını
kurtarıyor ve mevcud imandan istifade cihetine değil, belki çok
deliller ve parlak bürhanlar ile imanın isbatına ve tahkikine
ve muhafazasına ve şüphelerden kurtarmasına hizmet ettiğinden;
herkese bu zamanda ekmek gibi, ilâç gibi lüzumu var olduğunu dikkatle
bakanlar hükmediyorlar." (Kastamonu Lahikası, s.11)
Peki
nedir Risale-i Nur'u bu derece etkili kılan? Bu soru üzerinde düşündüğümüzde
akla ilk gelen, ihlas ve samimiyetle yaşanan olayların ve düşüncelerin,
kalpten gelen bir üslupla kaleme alınması olduğudur. Üstad, Risale-i
Nur'un her cümlesini bizzat kendisi yaşayarak ve hissederek yazdığı
için, güzel ahlakının etkisi okuyanlar üzerinde çok derin bir etki
meydana getirmektedir. Eserlerinin ne denli candan ve kalpten yazıldığını,
kendisiyle görüşmek isteyip de görüşemeyenlere söylediği şu sözleri
ispatlar niteliktedir:
"Risale-i
Nur'un herbir kitabı bir Said'dir. Siz hangi kitaba baksanız benimle
karşı karşıya görüşmekten on defa ziyade hem faydalanır, hem hakikî
bir surette benimle görüşmüş olursunuz. Risale-i Nur bana hiç
ihtiyaç bırakmıyor." (Emirdağ Lahikası-2, s.191)
Bir
insanın ahlakının güzelleşmesine, bir başkasının imanına vesile
olabilmek, başka bir insana ise hiç düşünmediği konuları düşündürtebilmek
(ölüm, kıyamet, ahiret gibi) Üstad'ın eserlerinde çokça değindiği
konulardır. Onu örnek alanlar, eserlerini okuyanlar Allah'a teslim
olup Kuran'a yönelen, faydasız her işten yüz çeviren insanlar haline
gelirler. Nur talebelerinden Zübeyr Gündüzalp Risale-i Nur'u anlatmakla
böyle bir şahaser eserin, yüksek değerinin yeterince ortaya çıkmayacağını
söylerken son derece haklıdır. Çünkü Risale-i Nur muhteşem bir eser
olmakla beraber okuyanın aklına ve kalbine hitap eder. Bu coşkulu
manevi tesiri de sözle ifade etmenin ne denli eksik olacağı açıktır.
"Risale-i Nur başka kitablar gibi yalnız ilim vermiyor; onun
manevî dersi de vardır." diyen Bediüzzaman'ın sözünü bizlere
aktarırken, Gündüzalp Risale-i Nur'un insanlar üzerindeki manevi
tesirlerini şöyle anlatır:
"Risale-i
Nur başka kitablar gibi yalnız ilim vermiyor; onun manevî dersi
de vardır." İşte bu manevî dersin tesiridir ki:
Risale-i Nur'u okuyanların ruh ve kalbleri, vicdan ve latifeleri
o feyyaz dersten hisselerini ve gıdalarını alıyorlar. Bu manevî
dersin nüfuzu değil midir ki; Nur Risalelerini okuyanların manevî
âlemleri İlahî nurlarla yıkanıyor ve İlahî bir cazibe ve İlahî
bir tesir ile iman hakikatlarına müsahhar ve meftun ve meclub
bir hale gelerek Allah ve Resulullah yolunda yükseliyorlar. İlm-i
iman âşıkları Risale-i Nur okuyor. Dinî malûmat meraklıları Risale-i
Nur okuyor. Hakikat arayıcıları Risale-i Nur okuyor. Mücadeleci
mücahid fıtratlar Risale-i Nur okuyor. Hamaset, bahadırlık ve
kahramanlığın şâhikasına erişmek isteyen kabiliyetler Risale-i
Nur okuyor. Milliyetçiler Risale-i Nur okuyor. Fen ve san'at erbabı
Risale-i Nur okuyor. Müsbet ilim hayranları Risale-i Nur okuyor.
Ehl-i tasavvuf Risale-i Nur okuyor. Edebiyat meraklıları Risale-i
Nur okuyor. Demek her bir tabaka-i insaniye Risale-i Nur'a ruhunda
büyük bir ihtiyaç duymakta ve ondan istifade etmektedirler…"
(Gençlik Rehberi, sf 257)
Zübeyr
Gündüzalp, Risale-i Nur okuyanların, eserin içinde aradıkları her
sorunun cevaplarını ve nasıl huzurlu bir yaşama başlayabileceklerinin
sırrını da bulacaklarını dile getirmektedir. "Hakikî medeniyetin
ve yüksek içtimaiyatın, insanlık kanunlarının menbaı ve esası Kur'andır.
Kur'an umum nev'-i beşere hitab eden bir hatib-i umumîdir. Kur'an-ı
Hakîm'in hakikî ve berrak ve parlak bir tefsiri olan Risale-i Nur'da
aradığınız imanî ve İslâmî, aklî ve fikrî, kalbî ve ruhî birçok
ihtiyaçlarınızın tatmin edildiğini göreceksiniz." diyerek Risale-i
Nur'un öneminin nereden kaynaklandığını anlatan Gündüzalp, sözlerine
şöyle devam etmektedir:
"Kafanızdaki
bir kısım istifhamların tam ikna' edici bir tarzda cevablandırıldığını,
büyük bir hayranlık ve şükran hisleri içinde müşahede edecek ve
Risale-i Nur'un kendinize hitab eden İlahî hakikatlar mecmuası
olduğuna kani' olarak sonsuz bir huzur içinde mes'udane bir hayat
yaşamaya başlayacaksınız. O Nurları defalarca ve hattâ bir ömür
boyunca okumak zevk ve sevgisinden kendinizi kurtaramayacaksınız."
(Gençlik Rehberi s.258)
Yukarıdaki
sözler gerçekten de Risale-i Nur'un önemini ve insanlar için onu
okumanın ne kadar büyük bir zevk kaynağı olduğunu son derece hikmetli
bir biçimde ifade etmektedir. Ancak ben bir kez daha çok önemli
bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Risale-i Nur'da anlatılan iman
hakikatlarının ve imani konuların tefsirinin okuyanlar üzerinde
bu denli etki yaratmasının en önemli nedenlerinden biri baştan beri
üzerinde durduğum gibi Üstad'ın üslübundaki samimiyet ve candanlıktır.
|