|
FLAMİNGOLAR
Flaman
kuşu olarak da adlandırılan Flamingo, dünyadaki kuşların en renkli
ve en güzellerinden biridir. Zülcelal'in fatır (yaratan) sıfatının
kusursuz tecellileri de kuşlardır. Dünya üzerinde pekçok cinsi bulunan
kuşlardan Nahl suresinin 79. Ayetinde şöyle bahsedilir:
Ayette
buyurulduğu gibi, onlara uçma yetisini bahşedip havada tutan Cenab-ı
Allah yine onları binbir renkte ve çeşitte yaratandır. İnsan aklının
da detaylara ve detayların uyuma hayran kaldığı ve örnek aldığı
bu yaratılış Rabbimizin 'Bedii' yani 'örneksiz olarak hayranlık
veren alemler yaratan' sıfatının da tecellisidir.
Vücut
yapısındaki zarafetin ve renklerin ilk anda göze çarptığı flamingoların
boyun ve bacakları gövdelerine oranla daha uzundur. ?u an yaşayan
dört flaman cinsinden ikisinin arka parmağı yukarıda olupi dördünün
de üç ön parmakları perdelidir. Uçarken ince boyunları ve bacakları
aynı çizgide buluşan bu kuşların gövdeleri pembemsi, kanatlarının
ve gagalarının ucu ise siyahtır. Hav tüylü yavruları ördeği andırır.
Yaşayan dört flaman cinsinin yayılma alanları Güney Avrupa, Avrupa,
Asya, Afrika, Madagaslar, Karaibler ve Güney Afrika olarak bilinir.
Bu kuşların her birine ipeksi pembe tüyleri, upuzun boyun ve bacaklar
ve uzun mesafede göç etme yatisi bahşeden Cenab-ı Allah, flamingoları
dünyanın ılıman iklimli tüm kıtalarına yaymıştır. Milyonlarca kuş
cinsinden sadece flamingoları bile dört cinste yaratmak ve onları
yaşayabilecekleri birbirinden uzak onlarca ülkeye yerleştirmekte
Yüce Allah'ın yalnızca tek bir 'Ol' emriyle güç yetirdiği bir iştir.
Bu
kuşların karakteristik özelliklerine değinirsek, öncelikle yuva
kurma şekillerinden ve beslenme yöntemlerinden bahsetmeliyiz. Bütün
flamingolar genellikle aynı şekilde yuva kurarlar. Çamurdan bir
çorba kasesinin kaidesine benzer bu yuvaların biçimi yassılmış koni
gibidir ve yüksekliği 12.5 ile 35cm arasında değişir. Yuva dibinde
çap 32.5-75cm, tepede ise 30cm civarındadır. Yuvayı çabuk katılaşan
yumuşak bir çamurdan yaparlar. Dişi flamingolar, fincan tabağına
benzeyen tepeye tek beyaz yumurtalarını bırakırlar. Dişi ile erkek
yaklaşık 30 gün süreyle sıra ile kuluçkaya yatarlar. Yavrular ise
yumurtadan çıktıktan üç-dört gün sonra yuvadan ayrılır ve üç hafta
içerisinde kendileri beslenebilecek duruma gelirler.
Flaman
kuşlarının eşsiz karakter özelliklerinden birisi de gagalarıdır.
Bu kuşlar beslenirken üst gaglarını alta getirirler. Alt gaga ise
üste gelir ve bir tulumba gibi durmaksızın hareket eder. Bu şekilde
suyu ve çamuru üst gagadaki yarıklardan ve dildeki süzgeç görevini
gören dişe benzer uzantılardan süzer. Flamanlar çok çeşitli küçük
hayvan ve bitki yerler. Narin görüntülerine rağmen bu kuşların temel
besinleri içinde yaşadıkları çok nitrojenli çamurdur. Burada akla
ilk gelen, insan vücudunun ne kadar aciz olduğudur. Günün büyük
bir bölümü vücut temizliğine ve bakımına ayrıldığı halde, hastalıklarla
zor başeden insanların bu tür örneklerdeki hikmeti çok iyi düşünmeleri
gerekiyor. İncecik narin vücutlarında hiçbir ilacın ya da tıbbi
müdahaleye ihtiyaç duymadan rahatça yaşayan ve mevsimi geldiğinde
binlerce kilometre yol katedebilen flamingolar, yaşam güçlerinide
bol nitrojenli bir çamurdan alıyorlar. Bu besleyici karışım ise
alg, diaton, protozon, küçük solucan, su bitkisi, böcek larvası
ve bazı yumuşakçalarla kabuklulardan oluşuyor. Boğaz tulumba hareketiyle
gaga ve dilden bu besinleri süzerken dilin iri olması sayesinde
flaman kuşunun iri besin parçalarını yutması da engelleniyor. Detaylı
olarak daha pek çok özelliği sayılabilecek olan flamingolar, imanlı
gönüllere heyecan ve şevk kaynağı olan pek çok Rahmani tecelliden
yalnızca birisidir. Bunları görebilen gözlere düşen ise Yüce Rabbimizin
kadrini hakkıyla takdir etmek ve O'nu sıfatlarıyla tesbih etmektir.
|