|
DENİZALTINDAKİ EŞSİZ KAMUFLAJCI : HOROZBİNA
Denizaltında
yaşayan milyonlarca canlı türü, rengarenk desenleri ile ve aynı
zamanda gösterdikleri üstün akıl örnekleriyle insanda hayranlık
uyandırmaktadırlar. Cenab-ı Allah'ın onlara bağışladığı düzenli
yaşamlarında, sanki insani bir zekaya sahiplermişçesine, akılalmaz
hünerler gösterirler. Allah, yüzlerce metre derinliğindeki masmavi
suların altını, gerçekten şahane bir yaşamla süslemiştir. Burada
akla gelen ilk şey, insanların hiç göremeyeceği veya ulaşamayacağı
bu derin suların altına niçin bu kadar renkli ve güzel bir hayatın
yerleştirildiğidir? Neden bu, diğer canlıların gözlerinden saklanmış,
sesiz denizlerin içinde bu derece mükemmel bir sistem kurulmuştur?
Tabii ki bütün bu soruların cevabı tüm alemlerin Rabbini tanıyan,
bilen ve gönülden O'na yönelen müminler için apaçıktır. Uçsuz bucaksız
gökyüzünde, derin mavi denizlerde ve kapkara toprağın altında yanlızca
bir ve tek olan yüce Allah'ın gücü sergilenmektedir. Yere, göğe
ve denizlere özenle yerleştirilen tüm canlılar da, sessizce ve büyük
bir teslimiyetle O'nu tesbih etmektedirler.
"
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih etmektedir;
O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların
tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphe yok, O halim olandır, bağışlayandır.
" ( İsra Suresi /44)
Horozbina
adı verilen balık da doğumundan ölümüne kadar geçen yaşam süreci
içinde inanılmaz davranış biçimleri sergiler. Öncelikle bu balık,
hayret verici bir şekilde birçok doğa olayının gerçekleşeceği zamanı
bilmektedir. Sığ sularda yaşayan küçük bir balık olmasına karşın
Cenab-ı Allah'ın ilhamıyla denizde meydana gelen gelgit'in oluşacağı
zamanı önceden hesaplar. Rabbinin kendisine bahşettiği ve adeta
biyolojik bir saati andıran vücudundaki sistem sayesinde suların
çekileceğini anladığı an, bu hayati tehlikeye karşı arka arkaya
çözümler getirir. Balığın bulduğu ilk çözüm, kayanın içine sığınmak
yerine üzerine çıkmaktır. Her defasında gösterdiği bu "bilinçli"
davranışın hikmeti ise, insanlar tarafından çok sonraları anlaşılabilmiştir.
Nitekim balık, çekilen sulardan sonra kum üzerinde kalacak olursa
martılara ve kıyıda besin arayan hayvanlara yem olacaktır.
Elbette bu kaya üzerinde de, onu birçok tehlike beklemektedir. Fakat
bu sorun da Rabbimizin ona verdiği üstün kamuflaj tekniği ile en
güzel şekilde çözümlenmiştir. Horoz bina, vücudunda bulunan bu özelliği
sayesinde, üzerinde bulunduğu kayanın tüm renk ve desenlerini derisinin
rengini değiştirerek aynen taklit eder. Balığın derisinde bir an
içinde meydana gelen bu değişim gerçekten çok ilginçtir. Çünkü,
her defasında farklı kayaya çıkan balığın bunu gerçekleştirmesi
için, her kayadaki renk ve deseni tek tek ayırt edebilmesi, daha
sonra da bunları kendi vücudundan dışarı yansıtabilecek bir yeteneğe
de sahip olması gerekmektedir. Balığın böylesine uzun vadeli bir
savunma planını akledebilmesi ise yalnızca Alim olan Allah'ın ilmi
ile mümkündür.
Horozbina balığının sergilediği özellikler, sadece bu inanılmaz
savunma taktikleriyle bitmez. Bunun yanısıra bu balık, sular kabardığında
da yuvasını kurmak için diğer bir horozbinaile ilginç bir işbirliğine
girer. Önce dişi horoz bina, yumurtalarını en güzel şekilde koruyacak
yumuşakçaların kabuklarını ya da uygun kaya oluklarını seçer ve
özel bir sıvı ile yumurtalarını buralara yapıştırır. Yumurtaların
korunması ise, Rabbimizin adeta bir bekçi gibi kapısında beklettiği
başka bir horozbinatarafından sağlanır. Bu sabırlı bekleyiş esnasında
ise dişi balık, doğacak yavru balıkların yeterli oksijen almalarını
sağlamak için kuyruğunu sallayarak yumurtaların etrafında bir su
akımı oluşturur. Ustaca yapılan bu görev bölüşümünde, erkek horozbina
yumurtaların başında nöbet tutarken, dişi horozbina da kendi üzerine
düşeni en mükemmel şekilde yerine getirmektedir. Fakat dişi balık
yavrularının doğumu için oksijen gerektiğini, üstelik gerekli havayı
kuyruğunu sallayarak oluşturduğu su akımı ile elde edebileceğini
nasıl akledebilmektedir? Acaba horozbinanın karşılaştığı bunca tehlikeye
bir insanın çözüm bulması istenseydi, acaba insan bu kadar hikmetli
ve seri çözümler bulabilir ve onların bu derece özenle korunmasını
sağlayabilirmiydi?
Varedilen tüm canlıların, kendilerini Yaratana ve onlar için seçilen
hayata karşı gösterdikleri inanılmaz teslimiyet, gerçekten çok örnek
olacak niteliktedir. Şüphesiz vicdan sahibi her insan da, diğer
canlılar gibi, Rabbinin olağanüstü ilhamı karşısında teslimiyetle
boyun eğmekte ve Allah'tan (c.c) başka bir kuvvet olmadığına şahitlik
etmektedir.
|