|
DÜŞÜNEN İNSANLAR İÇİN İMAN HAKİKATLERİNİN
ÖNEMİ
İnsanların
dinden uzaklaştığı, ölümü ve ahireti düşünmekten şiddetle imtina
ettiği günümüzde, iman hakikatleri tüm müslümanlar için şifa hükmündedir.
Kuran-ı Kerim'de iman hakikatlerinden bahseden, onları düşünmeye
teşvik eden ve önemlerini vurgulayan pekçok ayet bulunmaktadır.
Bu ayetlerde Cenab-ı Allah, yarattığı sonsuz çeşitlilikteki varlıklara
dikkat çekmekte ve inanan kullarının bunları tefekkür ederek O'nun
kadrini gereğince takdir edebileceklerine işaret etmektedir. Yaratılmış
olan canlı cansız herşey yakından incelendiğinde, karşılaşılan mükemmel
sistem bizi tek bir yaratıcının varlığına götürür. Böylece hem Allah'ın
(c.c) büyüklüğünü kavrar hem de O'nun karşısında aczimizin farkına
varırız. Güneş sistemi, yıldızlar, göğün katmanları, yerin tabakaları
ve bu ikisi arasında bulunan hayvanlar ve bitkiler, canlı ve cansız
pekçok varlık aslında Allah'ın varlığının birer delilidir. Bunları
farkedebilen ve takdir edebilen tek varlık ise insandır. İnsanın
sahip olduğu bu özellik beraberinde, ona üstün bir aklı ve bununla
birlikte gelen büyük bir sorumluluğu da yüklemektedir.
Oysa günümüzde dinden uzak bir hayat yaşayan insanlar, düşünme yeteneklerini
kaybetmeye ve etraflarında gördükleri sayısız yaratılış mucizelerini
olağan ve alışılmış karşılamaya başlamışlardır. Sonuç olarak da
bu insanlar Allah'ın (c.c) varlığını, yarattığı şeylerdeki hikmet
ve amacı, O'nun her detayda varolan ilmini görmekten ve bunların
getireceği imani zevkten mahrum kalmışlardır.
Varolan herşey bir hikmete binaen yaratılmıştır. Bu noktada insana
düşen, yaratılışdaki hikmetleri görebilmek ve bunların Allah'tan
(c.c) olduğunu kavrayabilmektir. Kuran-ı Kerim'deki birçok ayette,
yaratılan şeylerin derin derin düşünülmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Yüce Rabbimiz deveye bakılması, balarısının incelenmesi, gökyüzündeki
güneş, yıldızlar ve ay üzerinde tefekkür edilmesi için çok sayıda
ayet indirmiştir. Aslında bunların bir tanesi bile Allah'ı(c.c)
kavramak için yeterlidir. Nitekim Kuran-ı Kerim'de Cenab-ı Allah,
insanlara küçük bir sivrisineği çok büyük bir iman hakikati olarak
örnek vermektedir.
"Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı
da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman
edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu
bilirler; inkâr edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?"
derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da
hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. "(Bakara
suresi/26)
Allah
(c.c) bunun gibi milyonlarca yaratılış örneğini insanlara sunarak
onlar üzerindeki şevkatini ve merhametini göstermektedir.
Hakayiki imaniye, insanların vicdanlarına ve akıllarına hitap eder
ve onları Yaratıcılarını düşünmeye teşvik eder. Bu gözle kainattaki
olayları değerlendiren bir kişi, milyarlarca canlının yaratılmasına
şahit olur. Tefekkür eden ve derin düşünen bir insan, şükreden,
bağışlanma dileyen ve aczini anlayan bir kul haline gelir.
Sonuç olarak iman hakikatleri, insanoğlunun içinde bulunduğu gaflet
perdesinin yırtılmasını sağlar. Geçmiş asrın müceddidi olan Said
Nursi Hazretleri de Allah'ın (c.c) varlığını kavramada iman hakikatlerinin
önemini bize şu örnekle anlatmıştır: "Hem nasıl ki, bir
hane ustasız olmaz. Bahusus öyle bir hane ki: Harika san'atlarla,
acip nakışlarla, garip ziynetlerle tezyin edilmiş. Hatta herbir
taşında, bir saray kadar san'at derc edilmiş, ustasız olmaz, hiçbir
akıl kabul edemez, gayet mahir bir sanatkar ister." "Onuncu
söz"
|