|
SİVRİSİNEK
- 1
Cenab-ı
Allah canlıları yoktan varettiğini ve ahirette de yepyeni bir yaratılışla
yaratacağını Kur'an-ı Kerim'in bir çok ayetinde vurgulamıştır. Bu
ayetlerinin tecellileri olarak da dünya üzerinde hiç bir fizikçinin,
biyoloğun, zooloğun veya herhangi başka bir insanın itiraz edemeyeceği
kadar açık deliller göstererek, insanların ahirette iman etmemelerine
hiç bir mazaretlerinin olamayacağı bir sistem varetmiştir. Allah'ın
yoktan varedip sonra da bir hafta içinde yepyeni bir yaradılışla
inşa ettiği sivrisinek de tek başına, hatta tek bir özelliğiyle
insanların iman etmesine yetecek kadar mucizevi özelliklere sahip
bir canlıdır. Bu nedenle Allah, Kur'an'ı Kerim'de sivrisineği örnek
vererek insanları imana davet etmektedir.
"Şüphesiz
Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir
şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz
bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler
ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa
Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir.
Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. " (Bakara Suresi,
26)
Sivrisineğin
doğumunun gerçekleştiği andan ölünceye kadar geçen kısa süre içinde
geçirdiği evreler, değişimler ve ölmemek için verdiği mücadeleler
sivrisineklerin yaşantısıyla ilgili sayısız araştırma yapılmasına
ve çalışmalar hazırlanmasına sebep olmuştur. Bu hayvanın sadece
bir hafta kadar süren larva dönemi bile kitaplar dolusu bilgiyle
anlatılabilecek kadar ilginç ve olağanüstüdür. Larvaların korunmaları
ve ölmeden yaşayabilmeleri, anne sivrisineğin doğumundan evvel almaya
başladığı ve daha sonrada başka yollarla devam edecek olan bir dizi
tedbir sonucunda gerçekleşir.
Sivrisinekler, genelde bilinenin aksine yanlız kanla değil, çiçek
özleriyle de beslenmektedir. Ama sadece anne sivri sinekler belirli
dönemlerde besin olarak kanı tercih etmektedir ki, bu da yavrularının
yaşamı için gerekli olan son derece önemli bir tercihtir. Çiçeklerin
içinde kendilerine has son derece lezzetli olan bu özle beslenen
dişi sivrisinekler, yavrularının doğum zamanı yaklaştığında sadece
bu döneme mahsus olmak üzere beslenme alışkanlıklarını bir süreliğine
değiştirmeye karar verirler. Kendisi için son derece çekici olan
çiçek özlerini bırakıp kana yönelen dişi sivrisineklerin, neden
böyle bir değişiklik içine girdikleri, üzerlerinde yapılan incelemeler
sonucu ortaya çıkarılmıştır. Sadece, yumurtlama dönemi yaklaşan
dişi sivrisineklerde görülen bu ilginç haraketin sebebi, yeni seçilen
besinin yapısında doğacak olan yavruların ihtiyacına yetecek kadar
çok protein olmasıdır.
Normal koşullarda sadece çiçek özleriyle beslenerek karnını doyuran
ve bunun dışında başka kaynağa yönelmesi için hiç bir sebebi olmayan
bu canlının gösterdiği böylesine akılcı bir tavra hiç bir teknik
izahla açıklık getirilememektedir. Buradaki mucizelerin arka arkaya
gözler önüne serilmesi bilim adamlarının sadece yaradılışla açıklayabildikleri
bir dizi soruyu gündeme getirmiştir. Eğer sivrisinekler için besin
kaynaklarını değiştirmek sıradan bir alışkalık olsaydı hepsinin
bunu yapması gerekirdi. O halde yapı olarak diğerlerinden hiç bir
farkı olmayan erkek sivrisineklerin sadece çiçeklerle yetinip, kana
yönelmemesinin sebebi ne olabilir? Dişi sivrisineklerin çiçeklerin
dışında tercih edebilecekleri binlerce farklı yiyecek türü varken
onların sadece ihtiyaçları olan proteini sağlayabilecekleri bir
besine yönelmeleri neyle açıklanabilir? Yada yeryüzündeki bütün
dişi sivirisineklerin sadece yavrulama döneminde böyle bir hareket
yapmalarını açıklamak mümkün olabilir mi? Bütün bunların sineğin
tek başına yapabilmesi için doğacak olan yavruların biyolojik yapılarını
önceden bilebilecekleri teknolojik aletlere, bunu tespit ettikten
sonra bu küçük canlının gelişebilmesi için ihtiyacı olan maddelerin
neler olduğunu öğrenebileceği bir labaratuara ve en sonunda da bu
maddeleri etraftaki milyonlarca besin kaynağı arasından hangilerinde
bulunduğunu bilebileceği bir araştırmaya ihtiyacı vardır. Ama bu
olayda sivrisinekler bu aşamaların hiç birini geçirmezler, onlar
sadece Allah'ın kendilerini yönlenedirdiği yere gider ve ona öğretilen
yaşam şeklini eksiksizce uygulamaya devam ederler.
Sivri sineğin gelişim süreci inceleniğinde ortaya çıkan diğer aşamalarda
da, yumurtadan çıkışından gelişkin hale gelinceye kadar bir çok
riskli durumla karşılaştığı ama sürekli olan ölüm tehlikesine rağmen
pupa dönemini mucizevi şekilde hayatta kalarak sona erdirdiği görülmüştür.
Daha doğumu gerçekleşmemiş olan sivrisinek için annenin aldığı tedbirlerden
bir diğeri de doğum yapacağı uygun mevsimi ve yeri tespit etmesidir.
Yumurtlama dönemi geldiğinde diğer hayvanlar gibi, yumurtalarını
etraftaki herhangi bir mekana bıkakması beklenen dişi sivrisinekler,
bu iş için çok daha farklı bir yola başvururlar. Doğumu yaklaşan
anne sivrisinek, proteinle iyice beslediği olgunlaşan yumurtalarını
yaz yada sonbahar aylarını bekleyerek nemli yaprakların üzerine
veya kurumuş gölcüklerin olduğu yerlere bırakır. Oluşacak yeni nesil
için böyle uygun bir yer aramak, bu hayvanların gerektiğinde günlerce
süren yorucu bir çalışma içine girmesi sonucu gerçekleşir. Bunun
sebebi yeni nesli oluşturacak olan yavru sineklerin ancak suyun
bulunduğu ve belirli bir nemin sağlandığı mekanlarda yumurtadan
çıkmak zorunda olmalarıdır. Bunu bilen anne sineğin bu şartları
sağlayan ortamları nasıl bulabildiği ancak yaradılışdaki mucizevi
özellikler öğrenildiğinde açıklığa kavuşmuştur. Anne sivsirisinek
toprağın üzerinde ve suyun bulunduğu zeminlerde günlerce süren böyle
bir araştırmayı karnının altındaki hassas alıcılar yardımıyla yapabilmektedir.
Dedektör gibi çalışarak geçtiği yerleri denetleyen ve her alanı
santim santim tarayan bu alıcıların tespit ettiği yerler ise yavru
sivrisineklerin rahatça yumurtadan çıkabilecekleri ve gelişimlerini
tamamlayabilecekleri en uygun mekanlardır.
Suyun bulunmadığı kurak arazilerin, yumurtaların ölümü demek olduğunu
bilen sivrisinekler. doğum yapmak için böyle uygunsuz mekanlar seçme
hatasına asla düşmezler. İnsanların ancak sivrisinekler üzerinde
yapılan detaylı araştırmalar sonucunda yavrular için uygun ortam
şartlarının neler olduğunu bulabilmişlerdir. Oysa dişi sivrisinekler
kendilerine hiçkimse tarif etmediği ve öğretmediği halde bu şartları
tek başlarına bulur ve doğumu ancak o zaman gerçekleştirirler. Bunun
için sürekli bir arayış içinde olan bu hayvanlar, eğer kuraklık
olacağını ve doğum için gerekli nem ve koşulların sağlanamayacağını
anlarlarsa, yavrularının hayati tehlike altına girmemesi için pek
görülmemiş bir tedbire başvururlar. Bu tedbir anne sivrisineğin
yumurtlamaktan bir müddet için vazgeçmesidir. Hatta bazı sivrisinek
türleri, yağmurun yağmasına rağmen, gerekli nemin sağlanmadığına
kanaat getirirlerse ikinci hatta üçüncü yağmurları bekler ve yavruları
için en sağlıklı koşulların oluşması için doğumunu erteler. Bulunduğu
bölgenin yağmur durumunu, havadaki nem oranını ve yılın doğum için
en uygun mevsimlerini bilen sivrisineklere bu bilgileri ilham eden
ve yumurtlama zamanını erteleten şüphesiz herşeyin sonsuz bilgisi
kendi katında olan Cenab-ı Allah'tır.
|