Kur'an'da
cennetteki zenginlikler, doğal güzellikler, manzaralar, kıyafetler
ya da yiyecekleri tasvir eden pek çok ayet bulunmaktadır. Cennnete
girecek olan insanların nasıl bir ahlaka ve cennette nasıl bir
ruh haline sahip olacakları açıklanmıştır. Cennetin tam olarak
nasıl bir ihtişama ve güzelliğe sahip olduğunu ancak cenneti gördüğümüzde
anlayabiliriz. Ancak Kur'an'da cennet hayatından verilen bu örnekler
bizim dünyanın eksikliklerini ve geçiciliğini çok daha iyi anlamamıza
ve cennete olan özlemimizin artmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle
her insanın cennetin nasıl bir mekan olduğunu ve Allah'ın güzel
ahlakın karşılığında kullarına nasıl bir mükafat vaadettiğini
bilmesi, hem dünya hayatına bağlanmaması hem de dindeki şevkini
artırması bakımından çok önemlidir.
Müminler
cennette melekler tarafından karşılanırlar…
İman edenler henüz melekler tarafından canları alınırken cennete
gideceklerini öğrenirler. Çünkü ölüm melekleri müminlerin canını
alırken onları selamlar ve "yaptıklarınıza karşılık olmak
üzere cennete girin" (Nahl Suresi, 32) diye seslenerek
onlara müjde verirler. İman edenlerin cennete girişleri ise toplu
olarak bölükler halinde cennetin kapısının önüne gelmeleri ve
burada cennet bekçileri tarafından selamlanmaları ile gerçekleşir.
Cennetin kapıları açıldığında melekler müminleri "Selam
üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak
ona girin." (Zümer Suresi, 73) diyerek karşılarlar. Meleklerin
müminlere olan bu sevgi ve saygı dolu üslupları, iman eden kullar
için çok büyük bir müjdedir.
Cennet
hiç sona ermeyecektir…
Dünya hayatı ve bu hayatın içinde yer alan herşey geçici olarak
yaratılmıştır ve Allah'ın onlar için belirlediği yaşam süresi
sona erdiğinde tümü yokolacaktır. Dünya hayatında sonsuza kadar
devam edecek olan hiç bir şey yoktur. Bu gerçek Rahman Suresinin
26 ve 27. ayetlerinde şöyle haber verilir. " (Yer) Üzerindeki
her şey yok olucudur; Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü
(kendisi) baki kalacaktır." Allah'ın bu kanunu gereği
zamanla herşey bozulmaya uğrar. Yıldızlar, gezegenler, insanlar,
bitkiler ve hayvanlar doğarlar, gelişirler ve bir süre sonra ölürler.
Ancak cennette yaşam sonsuza kadar sürecektir. Cennet hayatında
ölüm, yokolma ve zamanla yıpranma yoktur. Trilyonlanlarca sene
sonra herşey gene aynı güzellikte, aynı dinçlikte olacaktır ve
cennet hayatı hiç sona ermeyecektir. Müminler "Onda ebedi
olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler."(Kehf Suresi
108)
Cennette
en büyük nimet Allah'ın rızasıdır..
Cennet, Allah'ın sevdiği ve razı olduğu kullar için yaratılmıştır.
Bu nedenle cennet ehli, Allah dünya hayatında kendilerinden razı
olduğu için bir mükafat olarak burada bulunduklarını bilirler.
Cennette insanın hayal edebildiğinin ötesinde bir zenginlik, bolluk,
bereket, estetik, sanat ve güzellik vardır. Bütün bunlar insan
için büyük bir mutluluk ve sevinç konusudur. Müminler cennetteki
tahtlar üzerinde etraflarındaki nimetleri seyrederken yüzlerinde
"nimetin parıltılı-sevinci" olacaktır. Ancak cennet
ehli için Allah'ın kendilerinden razı olduğunu bilmeleri bütün
bu nimetlerden çok daha büyük bir hoşnutluktur. Allah bunu bizlere
Tevbe Suresinin 72.ayetinde şu şekilde bildirmektedir.
"Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi
kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde
güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en
büyüktür."
Cennette
güvenlik vardır..
Dünyada iman edenlerle inkar edenler birarada yaşarlar ve inkarcılar
genellikle çoğunluktadır. Bu nedenle hemen her toplumda insanların
Kur'an ahlakını yaşamamalarından kaynaklanan bir korku ve tehlike
ortamı vardır. Çünkü Allah korkusu ve ahiret inancı olmadığında
bir insanı kötülük yapmaktan alıkoyan hiç bir vicdani engel kalmamış
olur. Bu nedenle her gün dünya üzerinde binlerce farklı suç işlenir.
Ancak cennet, sadece Allah'tan korkan, vicdanlı, dünya tarihinin
en güvenilir insanlarının yaşadığı, Allah'ın kötülüğü sonsuza
kadar uzaklaştırdığı son derece güvenilir bir mekandır. Kur'an'da
iman edenlerin cennette "yüksek köşklerinde güven içinde"
oldukları bildirilir.
Cennette
kin ve nefret yoktur..
İnsan nefsi her türlü kötülüğe açık ve Allah'a düşman olarak yaratılmıştır.
Allah Kuran'da 'kıskançlığa ve bencil tutkulara' hazır (elverişli)
kılınmıştır" (Nisa Suresi.128) ayetiyle nefsin bu yönünü
belirtmiştir. Nefs kine, düşmanlığa ve her türlü kötülüğe açıktır.
Ancak bununla birlikte, Allah her insanın nefsine, "fücurunu
(sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) hem de ondan sakınmayı ilham
etmiştir" ayeti gereği vicdanının iyiliği emretmesini
de ilham etmiştir (Şems Suresi,8). Müminler dünyadayken nefisleri
kötülüğü emretmesine rağmen, Allah'a ve ahiret gününe olan imanları
nedeniyle her an vicdanlarının sesini dinlerler. Ancak cennette
insanın nefsindeki kin ve düşmanlık duygusu yokolur ve insan nefsindeki
bu kötülükten sakınmak için herhangi bir mücadele içine girmez.
Allah bu durumu Hicr Suresinin 47. Ayetinde "Onların göğüslerinde
kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar
üzerinde karşı karşıyadırlar." şeklinde açıklamaktadır.