İnsan
gibi aciz ve kendisini yaratan Rabbi'ne karşı daima muhtaç olan
insan için Allah'tan dua ile yardım dileyebilmek büyük bir rahmettir.
Bu nedenle dua insan için önemli bir ibadettir. Bediüzzaman Said
Nursi Hazretleri, duanın önemli bir ibadet olduğunu şöyle ifade
eder:
"İnsan,
nihayetsiz acziyle beraber beliyyata maruz ve hadsiz adnın hücumuna
mübtela ve nihayetsiz fakriyle beraber nihayetsiz hacata giriftar
ve nihayetsiz metalibe muhtaç olduğundan; vazife-i asliye-i fıtriyesi
imandan sonra duadır. Dua ise esas-ı ubudiyettir." (Sözler,
s.330)
Bu
nedenle, Kuran'da Allah'ın dua ilgili ayetleri üzerinde düşünmek
gerekir.
Küfre
bela için edilen dua...
"...Rabbimiz,
mallarını yerin dibine geçir ve onların kalplerinin üzerini
şiddetle bağla; onlar acı azabı görecekleri zamana kadar iman
etmeyecekler." (Yunus Suresi, 88)
Bu
ayet Hz. Musa'nın Firavun ve onun taraftarları için ettiği dualardan
bir örnektir. Hz. Musa'nın bu duası bizlere, dine düşman olan,
müminlere tuzak kuran, insanlara zulmeden inkarıcılara karşı nasıl
dua edilmesi gerektiğini gösteren ayetlerden biridir. Hz. Nuh
ise inkarcılara karşı Allah'a şöyle dua etmiştir:
Nuh
"Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma."
dedi.
"Çünkü
Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar
ve onlar, kötülükten sınırı aşan (facir'den) kafirden başkasını
doğurmazlar. Rabbim, beni, annemi, babamı, mü'min olarak evime
gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere
yıkımdan başkasını arttırma." (Nuh Suresi, 26-28)
Sabah
akşam dua...
"Sen
de sabah akşam O'nun rızasını isteyerek Rablerine dua edenlerle
birlikte sabret. Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek
gözlerini onlardan kaydırma. Kalbini bizi zikretmekten gaflete
düşürdüğümüz, kendi 'istek ve tutkularına (hevasına)' uyan ve
işinde aşırılığa gidene itaat etme." (Kehf Suresi, 28)
Duanın
belli bir vakti, yeri veya şekli yoktur. Kehf Suresi'ndeki ayette
de bildirildiği gibi, müminler "sabah akşam", yani her
an Allah'a yakarırlar. Örneğin bir iş üzerindeyken Allah'ın işlerini
kolaylaştırmasını isterler. Bir yerde bir konuşma yapacakları
zaman Allah'tan hikmet ve anlatım çarpıcılığı isterler. Allah'a
karşı aciz olduklarını, Allah dilemedikçe hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini
bilen müminler, her işlerinde Allah'ın yardımını dilerler.
Dini
Allah'a has kılarak edilen dua..
Dini yalnızca Allah'a has kılarak edilen dua, herşeyin ve herkesin
tek İlahına seslenildiğini bilerek yapılan duadır. Müminler Allah'ı
tek bir ilah olarak tanır ve kaniattaki tüm gücün Allah'a ait
olduğunu bilerek ona yönelirler. Allah'tan başka bir ilah tanımaz
ve Allah'tan başka hiç bir varlıktan medet ummazlar. Kendilerini
duyabilecek, onlara yardım edebilecek, isteklerini karşılayabilecek,
kendileri için hayırlı olanı bilecek ve duaya icabet edebilecek
tek gücün Allah olduğunu bilerek O'na seslenirler. Allah böyle
bir samimiyetle yapılan duaya icabet edeceği vaadini verir:
"De
ki: "Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında
(secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine
has kılarak O'na dua edin. "Başlangıçta sizi yarattığı"
gibi döneceksiniz." (Araf Suresi, 29)
Allah'ın
elçilerinden bazılarının duaları…
Hz. İbrahim'in duası:
"Rabbim,
bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat; Sonra
gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver.
Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl, babamı
da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır. Ve beni (insanların)
diriltilecekleri gün küçük düşürme, 'malın da, çocukların da bir
yarar sağlayamadığı günde." (Şuara Suresi, 83-88)
"…Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi
ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni
rahmetinle salih kulların arasına kat." (Neml Suresi, 19)
"Rabbim,
beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü
bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin."(Sad
Suresi, 35)
"…Rabbim,
şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu;
ben sana dua etmekle mutsuz olmadım." (Meryem Suresi, 4)
Meleklerin
müminler için duaları:
"Arş'ı
yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar, Rablerini hamd ile
tesbih etmekte, O'na iman etmekte ve iman edenlere mağfiret dilemektedirler:
"Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşatıp-sardın,
tevbe edenler ve senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları
cehennem azabından koru. Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok
ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından
salih olanları da. Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm
ve hikmet sahibisin. Ve onları kötülüklerden koru. O gün Sen,
kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin.
İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur." (Mümin Suresi,
7-9)
|