EVRİM
TEORİSİ BİLİMSEL DEĞİLDİR
Bu
yazının başlığını okuyan bazı kimseler, evrim teorisinin bilim
tarafından kabul edilemez olduğunu, ben ve benim gibi bilim adamı
olmayan kişilerin büyük bir eminlikle söylemelerine karşı çıkabilirler.
Ne var ki, bu kişiler şunu iyi bilmelidirler ki bu çıkarımı yapan
elbetteki ben değilim. Bugün dünya genelindeki bilimsel literatürü,
bilimsel yayınları yakından takip etmek imkanı bulan insanların
hepsi bu gerçeği kolaylıkla görebilir ve okuyabilirler. Bugün
dünyanın dört bir yanında, bilimsel araştırmalar ve gözlemler
yapan bilim adamlarının çalışma ve araştırma sonuçlarına ve makalelerine
ulaşmak son derece kolay ve zahmetsizdir. Özellikle Internet ve
dünya çapında dağıtımı olan bilimsel dergiler bu konuda büyük
bir kolaylık sağlamaktadır. Önemli olan insanların "ben bunlardan
ne anlarım" gibi komplekslere kapılmamaları ve araştırarak,
ilgili yayınları yakından takip etmeleridir. Böylece sadece evrim
teorisi ile ilgili son gelişmeleri değil, herhangi bir konuda
yapılan yeni bir buluş, yeni geliştirilmiş bir teknoloji veya
tıpta meydana gelen bir gelişme hakkında herkes anında haberdar
olabilir.
Evrim teorisinin bugün bilimin ulaştığı son noktada, kabul edilmesi
imkansız bir teori olduğu ise, yine bu tür imkanlar sayesinde
kolaylıkla öğrenilebilecek bir bilgidir. (Elbetteki tutucu, sabit
fikirli ve araştırıp öğrenme yeteneğinden uzak insanlar için olmayabilir).
Hatta birazdan da değineceğim gibi, bizzat evrimci olan ve yıllarını
evrimi ispatlamak için harcayan insanların dahi bu konudaki samimi
itiraflarına rastlamak mümkündür. Evrimci olmalarına rağmen evrimin
gerçekleşmiş olmasının bilimsel açıdan imkansız olduğunu itiraf
eden bazı evrimci bilim adamlarından birkaç alıntıyı aktarmak
istiyorum.
Ünlü İngiliz paleontolog (fosil bilimci) Prof. Derek W. Ager,
bir evrimci olmasına karşın evrim teorisi için şöyle bir yorum
yapmıştır:
"Öğrenci iken öğrendiğim bütün evrim hikayelerinin bugün
doğru olmadıklarının anlaşılması oldukça önemli." (Derek
Ager, "The Nature of the fossil record." Proceedings
of the Geological Association, Vol. 87, No:2, 1976, s. 132)
İngiliz Doğa Tarihi Müzesi yöneticilerinden ve aynı zamanda Evolution
isimli kitabın yazarı evrimci paleontolog Dr. Colin Patterson
evrimle ilgili şunları söylemiştir:
"Bu anti-evrimci bakış açısını almaya başlamamın nedenlerinden
birisi bu şey üzerinde 20 yıl çalışıp ve bu konuda tek bir şey
bilmemenin yaptığı etkiydi. Bir kişinin bu kadar uzun bir süre
yanlış yönlendirildiğini öğrenmesi onun için oldukça büyük bir
şok. Bu yüzden geçen birkaç hafta, çeşitli insanlara ve insan
gruplarına basit bir soru sormaya çalıştım. Soru şu: Bana evrim
hakkında bildiğiniz bir şeyi, doğru olan bir şeyi anlatabilir
misiniz? Bu soruyu Doğa Tarihi Müzesi'ndeki jeoloji grubuna sordum
ve aldığım tek cevap sessizlikti. Chicago Üniversite'sindeki Evrim
Morfoloji Semineri'ndeki (Evolutionary Morphology Seminar) prestij
sahibi evrimci üyelerde denedim ve aldığım tek cevap uzun süren
bir sessizlikti ve sonunda bir kişi şöyle dedi: "Tek bir
şey biliyorum evrim teorisi liselerde okutulmamalıdır." (Dr.
Colin Patterson, "Evolution and Creationism," American
Museum of Natural History'deki konuşmasından, New York City, 5
Kasım 1981)
İsveç Lund Üniversitesi'nden ünlü evrimci botanikçi Prof. N. Herribert
Nillson ise düşüncelerini şöyle dile getirmiştir:
"Evrimi bir deney ile ispat etme girişimlerim 40 seneden
fazla sürdü ve başarısızlıkla sonuçlandı. Hiç olmazsa önyargılı
anti-evrimsel bir başlama noktasından deneyime başlamakla suçlanmayacaktım."
(Herribert Nillson, Synthetische Artbildung (Lund, İsveç: Verlag
CWK Gleerup, 1953), s. 31)
Michigan Üniversitesi'nden araştırmacı C. Loring Brace'in fikirleri
ise şöyledir:
"American Scientist okurları biyolojinin önemli bir kısmının
ve paleontolojinin neredeyse tamamının Darwin'in organik evrimle
ilgili tezlerini reddettiğini farketmemiş olabilirler. Doğal seleksiyon
sadece ince ayar olarak görülmekte ve adaptasyon ise pratikte
tamamen reddedilmektedir." (American Scientist, vol.82, (Eylül/Ekim
1994), s. 484)
Almanya'daki Johannes Gutenberg Üniversitesi Biyokimya Enstitüsü
Başkanı Prof. Dr. Klaus Dose de şöyle der:
"Kimyasal ve moleküler evrim alanlarında, yaşamın kökeni
konusunda otuz yılı aşkın bir süredir yürütülen tüm deneyler,
yaşamın kökeni sorununa cevap bulmaktansa, sorunun ne kadar büyük
olduğunun kavranmasına neden oldu. Şu anda bu konudaki bütün teoriler
ve deneyler ya bir çıkmaz sokak içinde bitiyorlar ya da bilgisizlik
itiraflarıyla sonuçlanıyorlar." (Klaus Dose, "The Origin
Of Life: More Questions Than Answers", Interdisciplinary
Science Reviews, cilt 13, no.4, 1988, s. 348)
Prof. Klaus yine aynı makalesinde şöyle devam eder:
"Yoğun çabalara rağmen son 30 yıldan bu yana canlı hücrelerin
oluşumunu açıklayabilecek herhangi bir buluş yapılamadı."
(Klaus Dose, "The Origin Of Life: More Questions Than Answers",
Interdisciplinary Science Reviews, cilt 13, no.4, 1988, s. 352)
Burada sadece birkaç tanesine yer verdiğimiz bu sözler evrimcilere
aittir. Elbetteki bugün dünyada evrimi reddeden binlerce bilim
adamı da mevcuttur. Evrimcilerin evrimin bilim tarafından geçersiz
bir teori olduğunu bilmelerine rağmen neden evrimi savundukları
ise evrim teorisinin gerçek misyonunu ortaya çıkarması açısından
son derece önemlidir. Yarınki yazımda bu konunun üzerinde duracağım
ve yine evrimcilerin, evrimin bilimsel bir teori olmadığını görmelerine
rağmen neden hala savunduklarına dair itiraflarına yer vereceğim.