ALLAH
YOLUNDA GAYRET İMANIN GÖSTERGESİDİR
"Eğer
bilsen gayret ne kadar hayırlı bir iştir. Ömrünü bir dakika boşa
geçirmezdin."
Her
sözünde ayrı bir hikmet gizli olan Bediüzzaman Said Nursi hem çok
önemli, hem de çok derin bir konuyu bu kısa sözünde çok güzel bir
şekilde özetlemiştir. Allah yolunda gösterilen samimi gayretin gerçekten
de Allah katındaki karşılığı büyüktür. Bunu bilen bir insan kuşkusuz
Üstad'ın da dediği gibi, bir dakikasını dahi boşa harcamaz. Ancak
çoğu insan bu ilimden uzak yaşamaktadır.
Müminler ise gayretin önemini kavramış, hayatının her anını Allah
için bir ibadete çevirmiş insanlardır. Tüm gayretleri Allah'ı en
güzel şekilde yüceltmek, O'nun dinine olabilecek en iyi şekilde
hizmet edebilmek içindir. Bu amaçla, tek bir anı dahi boş geçirmek
istemezler. Karşılığında istedikleri ise Allah'ın rızası, rahmeti
ve cennetidir. Yedikleri yemeği Allah yolunda güç bulmak için yerler,
anlattıklarını insanları Allah'ın yoluna davet için anlatır, konuştuklarını
Allah'ı yüceltmek için konuşurlar. Güldüklerinde, neşelendiklerinde,
güzel bir nimetle karşılaştıklarında Allah'a şükreder, güldürenin
de, nimet ihsan edenin de Allah olduğunu bilirler. Bu durumda, bir
insanın hayatını kapsayan fiiller, onların aynı zamanda ibadetleridir.
Allah'ı hiç unutmaz, daima O'nun tecellileriyle muhatap olduklarını
bilir, baktıkları her yerde O'nu görürler.
Gayret, Allah'a olan coşkun sevginin ve derin saygının, ahirete
olan tarifsiz özlemin de bir göstergesidir. Gayret ne kadar çoksa,
kişinin Allah'a olan bağlılığı o derece kuvvetli demektir.
Peki, Allah yolunda gösterilecek gayret nedir? İman edenler nelere
gayret etmelidir?
Öncelikle unutulmamalıdır ki, Allah'ın dininin düşmanı olan şeytan
kimsenin Allah'a derinden bağlı, takva bir insan olmasını istemeyecektir.
Bu amaç doğrultusunda insanları Allah'ın yolundan uzaklaştırmak
için türlü oyunlar sergiler. İnsanlara hiç sebepsiz vesveseler verir,
ibadetleri yerine getirme konusunda onları üşengeçliğe sevk eder,
boş ve gereksiz işlerle onları oyalamaya çalışır. Bütün bunlar iman
edenleri hizmetten ve Allah'a yakınlaşmaktan alıkoymak içindir.
Takva sahibi Müslümanlar bu oyunların hiçbirine düşmezler. Onlar
şeytanın tuzaklarının tam tersi yönünde davranışlar sergilerler.
Her an Allah'ın rızasını düşünen, sürekli hayır ve hasenat arayan,
boş işlerden yüz çeviren, Allah yolunda hizmet için her ibadeti
şeref bilen bir ahlak içinde olurlar. Gösterdikleri gayret, derin
imanlarından ve kesin bilgiyle iman etmenin şevkinden kaynaklanmaktadır.
Kişinin Allah yolunda bitmek bilmeyen bir gayret göstermesi, onun
çok güçlü bir imana sahip olduğunu gösterir. Böyle bir imana sahip
kişinin tek başına dahi kalsa yine de Allah yolunda büyük başarılar
elde edeceğine Üstad Said Nursi şöyle dikkat çekmektedir:
"Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. Kimin himmeti
milleti ise o kimse tek başıyla küçük bir millettir. Kimin himmeti
yalnız nefsi ise o insan değil. Çünkü insanın fıtratı medenidir,
ebna-yı cinsini mülahazaya mecburdur. Hayat-ı içtimaiyesi ile,
hayat-ı şahsiyesi devam edebilir."
İmanı
güçlü olan, din yolunda gayreti elden bırakmayan kişiye şeytan güç
yetirememekte, hiçbir şekilde onu etkileyememektedir.
Görüldüğü gibi, gayretli olmanın dindeki yeri çok büyüktür. Gayretli
olan, şeytanın tuzaklarına düşmeyen, güçlü olan, her an imanın şevk
ve heyecanını yaşayan insanın dünya hayatında din adına yapacağı
çok büyük hizmetler vardır. Ayrıca Allah için göstereceği her türlü
gayret karşısında Allah'tan güzel bir ecir de umacaktır. İşlenen
her salih amelin ahirette karşılığının olacağını Hz. Lokman oğluna
şu şekilde söylemektedir:
"Ey
oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa
da, (bu) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in
derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açığa çıkarır).
Şüphesiz Allah, latif olandır, (her şeyden) haberdardır."
(Lokman Suresi, 16)
Bediüzzaman
bir başka sözünde ise dini yaşama konusunda gayret gösteren kişinin
İslam'a karşı bağlılığının ve bununla doğru orantılı olarak ahlakının
artacağını söylemektedir:
"Maksadın
büyümesiyle himmet de büyür ve hamiyet-i İslamiyenin galeyanı
ile ahlak da tekemmül eder."
Nitekim
gayret, kişiyi inandığı yola, Allah'ın yoluna daha da bağlayacak,
böylece dinin öngördüğü güzel ahlak özellikleri üzerinde daha çok
tecelli etmeye başlayacaktır. Unutulmamalıdır ki, iman etmeye, güzel
ahlak göstermeye ve Allah yolunda her an şevkli ve gayretli olmaya
ihtiyacı olan insanın kendisidir. Çünkü her insan tüm yapıp ettikleriyle
yapayalnız olarak, kendi başına hesaba çekilecektir.
|