PEYGAMBERİMİZİN
AHLAKINDA İMAN EDENLER İÇİN ÇOK GÜZEL ÖRNEKLER VARDIR
Allah Kuran'da pekçok peygamberin iman edenler için örnek teşkil
eden özelliklerinden bahsetmiştir. Hz. İbrahim'in "Allah'a
gönülden yönelip itaat eden bir muvahhid" olduğu, Hz. İsmail'in
"Rabbi katında kendisinden razı olunan bir insan" olduğu,
Hz. Yusuf'un ihlası ve diğer peygamberlerin pekçok özelliği Kuran'da
tarif edilmekte ve övülmektedir. Herbirinin samimi tebliğleri,
kararlılıkları, güzel ahlakları hem gönderildikleri kavimlere
hem de bizleri çok güzel birer örnektir. Peygamberimiz Hz. Muhammed
de pekçok üstün özelliğiyle Kuran'ı Kerim'de iman edenlere örnek
verilmektedir.
Peygamber Efendimizin daha dünyaya gelmeden önce, Allah Tevrat'ta
ve Incil'de onun dünyaya gelişini müjdelemiştir. Dini yahudilik
ya da hıristiyanlık olsun tüm insanlar binlerce yıl öncesinden
bu mübarek şahsın gelişi hakkında bilgilendirilmişlerdir. Allah
Kuran'da Peygamber Efendimizin gelişini diğer kitaplarda haber
verdiğini şöyle bildirmiştir:
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı
bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar;
o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor,
temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır
yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar,
destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen
nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. (Araf Suresi,
157)
Bediüzzaman Said Nursi de Peygamberimizin gelişine diğer kitaplarda
da işaret edildiğini ve peygamberimizin üstün ahlakını şöyle dile
getirmiştir:
"Tevrat ve Incil gibi kütüb-ü semaviyenin yüzler işaratı
ve irhasatın binler rumuzatı ve hatiflerin meşhur beşaratı ve
kahinlerin mütevatir şehadatı ve şakk-ı kamer gibi binler mu'cizatının
delalatı ve şeriatın hakkaniyeti ile teyid ve tasdik ettikleri
gibi, zatında gayet kemaldeki ahlak-ı hamidesini ve vazifesinde
nihayet hüsnündeki secaya-yı galiyesini ve kemal-i emniyetini
ve kuvvet-i imanını ve gayet itminanını ve nihayet vüsukunu gösteren
fevkalade takvası, fevkalade ubudiyeti, fevkalade ciddiyeti, fevkalade
metaneti; davasında nihayet derecede sadık olduğunu güneş gibi
gösteriyor.
Takvası, ahlakı, metaneti, cesareti ve Allah'ın dinini tebliğ
etmede kararlılığı ile tüm insanlığa örnek olan Hz. Muhammed güvenilirliğiyle
tanınmış, "Muhammed ül Emin" sıfatını almıştır. İnkar
edenlerin tüm baskılarına ve tuzaklarına rağmen insanları çok
büyük bir sabırla Allah'a imana davet etmiş, Kuran ahlakını anlatmada
çok kararlı olmuştur. Hem yaşadığı dönemde hem de vefatından sonra
çok geniş kitlelerin imanına vesile olmuştır. Bediüzzaman risalelerinde
Hz.Muhammed'i çok samimi bir uslüpla övmüş, tefekkürlerinde Peygamberimizin
güzel ahlakını anmıştır:
Şu gördüğün büyük aleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u
Muhammedi (a.s.m.) o kitabın katibinin kaleminin mürekkebidir.
Eğer o alem-i kebir, bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedi,
hem çekirdeği, hem semeresi olur. Eğer büyük bir insan tasavvur
edilirse, o nur onun aklı olur. Eğer pek güzel şaşaalı bir Cennet
bahçesi tahayyül edilirse, nur-u Muhammedi onun andelibi olur.
Eğer pek büyük bir saray farz edilirse, nur-u Muhammedi, o Sultan-ı
Ezelin makarr-ı saltanat ve haşmeti ve tecelliyat-ı cemaliyesiyle
asar-ı sanatını havi olan o yüksek saraya nazır ve münadi ve teşrifatçı
olur.
Yaşamının her anı büyük hayır ve hikmetlerle dolu olan Peygamber
Efendimiz, insan için en önemli amaç olan Hakkın muhabbetine mazhar
olmuştur. Hz. Muhammed'e uyan, O'nun gösterdiği yolda itaat üzere
yaşam süren her mümine Allah'ın rızası, rahmeti ve cenneti vardır.
Rabbimizin peygamberimize vahyettiği Kuran'daki emir ve tavsiyelerine
titizlikle yerine getirmek, Sünnet-i Seniyyeye tam uymak mümini
en doğru olan yola ulaştıracaktır. Çünkü bu yolda en doğru önder,
en mükemmel imam Hz. Muhammed'dir. İtaat yolları içinde Allah'ın
en makbul, en doğru, en kısa yol olarak gösterdiği de Resulullah'ın
gösterdiği ve takip ettiği yoldur. Öyle ki, Hz. Muhammed'in risaleti
ve Kuran, hayatın her aşamasında müminin aklı, vicdanı hükmündedir.
Bir deneme yeri olarak yaratılan dünyada, insanlara yapması gereken
her şey en ince ayrıntısına varana kadar Kuran'la bildirilmiş,
peygamberimizle hem örneklendirmiş, hem de öğretilmiştir. Işte
Kuran-ı Kerim'de Allah, Peygamberimizi müminlere şöyle örnek göstermektedir:
"Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar
ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resulü'nde güzel bir
örnek vardır." (Ahzab Suresi, 21)
Allah, insanlara en güzel örnek, en büyük mürşit, en doğru yol
gösterici ve en son rehber olarak Hz. Muhammed'i göndermiştir.
Allah'tan bir rahmet, bir lütuf olarak gönderilen Peygamber Efendimiz
kainatın en şerefli insanlarındandır. Hayatı ve yaptıklarıyla
tüm insanlığa örnek olarak gönderilen Hz. Muhammed'in ahlakını
Bediüzzaman Said Nursi bir başka sözünde şöyle ifade etmektedir:
"Müddet-i hayatında ciddi harekatıyla hakkın kanunlarını
beni-Ademe ders veren ve samimi ef'aliyle hakikatin düsturlarını
beşere talim eden ve halis ve makul akvaliyle istikametin ve saadetin
usullerini gösteren ve tesis eden ve bütün tarihçe-i hayatının
şehadetiyle Allah'ın azabından çok havf eden ve herkesten ziyade
Allah'ı bilen ve bildiren ve nev-i beşerin beşten birisine ve
küre-i arzın yarısına bin üç yüz elli sene kemal-i haşmet ile
kumandanlık eden ve cihanı velveleye veren ve şöhretşiar şuunatıyla
nev-i beşerin belki kainatın elhak medar-ı fahri olan bir zat..."