ALLAH
RAHMAN VE RAHİM OLANDIR
Derin
düşünmeyen insan çevresinde olan bitenleri sorgulamaz, kendi varlığını,
niçin yaratıldığını ya da ölümden sonraki hayatı aklına dahi getirmez.
Ancak biraz olsun durup düşünmek insanı daha önce varlığını dahi
bilmediği, farklı bir dünyanın içine sokacaktır. İnsan dünyanın
nasıl varolduğunu, zamansızlığı, mekansızlığı, ilk canlılığın
nasıl oluştuğunu, canlılardaki muhteşem yaratılış delillerini,
kainattaki kusursuz düzeni, ölüm gerçeğini, ölümden sonra neler
olacağını düşündüğü zaman, bu düşüncelerin bir sınırının olmadığını
fark eder ve çok büyük bir zevk duyar. Ancak inkar eden bir insanın
düşünürken aklına gelen bu sorulara doğru cevapları verebilmesi
mümkün değildir. Çünkü bu soruların tek cevabı sonsuz güç ve kudret
sahibi olan Allah'ın varlığı ve yoktan varedişidir.
Allah yerleri ve gökleri yoktan yaratan, onlar henüz yok iken
varolan tek güçtür. Bizim asla dışına çıkamadığımız zaman ve mekan
kavramlarını yaratan ve onlardan münezzeh olan sonsuz bir gücün
sahibidir. O her an ve her yerde var olandır, O'nun yarattığı
herşey ise ölümlüdür, yokolucudur. Kainattaki her bir ayrıntı,
ancak Allah izin verdiği sürece varlığını devam ettirebilir. Hem
yaratılmaları, hem de yok olmaları ancak O'nun 'Ol' emri iledir.
Allah'ın isimlerinden bir "Rahman ve Rahim" ismidir.
Rahman ve Rahim sıfatının anlamı, merhamet eden, verdiği nimetleri
şükrederek kullananları daha büyük ve ebedi nimetler vermek suretiyle
mükafatlandırandır. Allah, tüm insanları dünya hayatında sayısız
nimetlere kavuşturan, yarattığı tüm canlılara rızık veren, onlara
ihtiyaçları olan her bir ayrıntıyı lütfedendir. İnsanı oluşturan
trilyonlarca hücrenin her birine hayat veren, onları canlı tutan,
onlara görevlerini öğretendir. Tüm bedene hayat veren, onun tüm
organlarına ve tüm uzuvlarına da bu bedeni canlı tutmak için ne
yapmaları gerektiğini ilham eden Allah'tır. Bir bitkiden, bir
hayvana ve bir insana kadar tüm canlılara eksiksiz bir hayat sunan,
onları özelliklerine göre dünya üzerine uygun yerlere yerleştirendir.
Örneğin tropikal bir kuşu sıcaklığından, topraklarında yetişen
bitkisine, ağaçlarına ve yemişine kadar onun yaşamasına en elverişli
yer olan tropikal ormanlara yerleştirendir. Çöle yerleştirdiği
bir kaktüs bitkisine, onu bu kurak iklimde susuz bırakmayacak
tüm teknik donanımı, su depolamasını sağlayan organları bağışlayandır.
Balık avlayarak beslenen bir kuşa suyun altındaki bir balığın
yerini tam tespit etmesini sağlayan keskin gözler veren, ona suya
dalmasını, balık avlamasını ve suyun kırılma açısını tespit etmeyi
ilham eden de Allah'tır. Aynı zamanda bunu dünya üzerinde adını
dahi bilmediğimiz, belki hiçbir zaman görmemizin mümkün olmadığı
milyonlarca canlı için de nasip edendir.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de Allah'ın Rahman ve Rahim
ismini şu şekilde bir örnek vererek açıklamıştır:
"Hikmet
ve adl içindeki Rahman, Rahim ve Hak ismini en geniş bir dairede
görmek istersen şu temsile bak:
Bir
orduda dört yüz değişik gruplar bulunduğunu düşünelim. Her bir
grubun, beğendiği elbiseleri, hoşuna gittiği erzakı, rahatlıkla
kullanabileceği silahları ve yapısına derman olacak ilaçları ayrı
oldukları halde, bütün o dört yüz grup ayrı ayrı takım ve bölüklere
ayrılmayarak, birbiri ile karışık oldukları halde, eşi benzeri
görülmemiş bir tek padişah, onları mükemmel şefkat ve merhametinden,
harika kudretinden, erişilmez ilim ve gözetiminden ve fevkalade
adalet ve hikmetinden, hiçbirini şaşırmayarak, hiçbirini unutmayarak,
bütün onlara ayrı ayrı ve uygun elbise, erzak, ilaç ve silahlarını
yardımcısı bulunmaksızın bizzat kendisi verse, o zatın ne kadar
kudretli şefkatli, adaletli, kerem sahibi bir padişah olduğunu
anlarsın. Çünkü bir taburda on milletten fertler bulunsa, onları
ayrı ayrı giydirmek ve donatmak çok zor olduğundan mecburen hangi
milletten olursa olsun, tek tip üzere donatılır."
Bu
örnek, üzerinde düşünülmesi gereken çok önemli gerçekleri açıklamaktadır.
Gerçekten de Allah rahman ve rahim sıfatıyla dünya üzerinde çok
geniş bir canlılık ve çeşitlilik yaratmaktadır. Tüm yarattıklarının
rızkını, nimetlerini yaratılışlarına uygun olarak sunmaktadır.
Gözümüzü çevirdiğimiz her yerde ayrı bir yaratılış güzelliği ve
ayrı bir çeşitlilik görmemizin temelinde Allah'ın Rahman ve Rahim
sıfatı yatmaktadır.
Aslında tüm bu canlıların yaratılışındaki gayelerden biri de,
insana bu gerçekleri göstererek onların düşünmesini sağlamaktır.
Ancak insanların büyük bir bölümü doğumlarından ölüm anlarına
kadar bu nimetlerle ve yaratılış gerçekleriyle karşılaşmalarına
rağmen inkarda direnir, Allah'ın ayetlerini görmezden gelirler.
Düşünmek yerine nankörlük yapmakta ısrar ederler. O'nun nimetleri
ile içiçe olmalarına ve bu nimetler sayesinde hayatta kalmalarına
karşın, bunlar için Rablerine şükretmeyi akıllarına getirmezler.
Ancak Allah Rahman ve Rahim isminin bir karşılığı olarak bu insanlara
hayatları boyunca bu eşsiz nimetleri vermeye devam eder. İnkar
edenler de aynı iman edenler gibi Allah'ın nimetlerinden faydalanırlar.
O'nun yarattığı dünyanın oksijeninden, suyundan ve nice güzelliklerinden
yararlanırlar. Güzel yiyeceklerle, giyeceklerle rızıklanır, güzel
mekanlarda yerleştirilirler.
Belki dönerler, iman edip Kendisine kulluk görevlerini yerine
getirirler diye henüz dünyada iken tüm insanların nimetlerinden
yararlanmalarına Allah'ın Rahmeti gereğidir.
Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek vardır. O da
her insanın bir ömür süresi olduğudur. Bu süre dolduğunda hem
dünya hem de O'nun üzerindeki tüm nimetlerle olan ilişkisi kesilecektir.
Ahirette ise ancak iman etmiş olanlar Allah'ın nimetlerinden yararlanmaya
devam edeceklerdir. Çünkü Rahman ve rahim olan Allah sonsuz cennet
hayatını sadece iman eden kulları için hazırlamıştır.
|