CAHİLLİK

Toplumların birbirlerinden çok farklı yapıları ve değer yargıları vardır. Kültürlerin, geleneklerin, ideolojilerin çeşitliliği bu farklılıkları oluşturmuştur. Bu nedenle de kişilerin fikir ve davranışları, doğru ve yanlış kıstasları da birbirleriyle sürekli çelişir.

Böyle bir kaos ortamında kişi toplumun telkini sonucunda benimsediği yanlış bir bakış açısını yada davranışını sürdürebilir. Aslında akla ve vicdana sahip kişiler vardır fakat kendilerine anlatılmadığından dinden habersizdirler. Kur'an'ın bir deyimiyle "cahil " dirler. Ayette "Ki onlar bilgisizliğin kuşatması içinde habersizdirler. " demektedir.

Cahillikten kastedilen klasik anlamda bilgisizlik değildir. Örneğin o toplumun kıstaslarına göre iyi bir eğitim görmüş, zengin ve mevki sahibi olan bir insan Kur'an' a göre cahilce bir yaşam sürüyor olabilir. Her ne kadar kendisini " modern ve kültürlü " olarak tanımlıyorsa da Kur'an bakış açısından uzak, onun vermiş olduğu eğitimden mahrum olduğu için "cahil "dir.

Oysa Kur'an'ı yaşayan müslümanlar tüm hayatlarını kişilik ve tavırlarını Allah'ın kitabına göre belirlediklerinden bu çelişkilerin hiçbirini yaşamazlar. Dünya hayatına ve bu çarpık sisteme aldanmış kişilere ellerinden geldiğince Allah'ın varlığını, sıfatlarını ve Kur'an ayetlerini anlatarak yardımcı olmaya çalışırlar.

Allah ayette; "Onlar hala cahiliye hükmünü mü arıyorlar?Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah'tan daha güzel olan kimdir? " şeklinde en güzel ölçünün Allah'ın kitabı olduğunu vurgulamaktadır.

Cahiliyenin beğenip taktir edilecek bir tek düşüncesi ve tavrı yoktur. Hepsi çıkara dayalı, can yakıcı ve acımasızdır. Bu sistemi yaşayanların hepsi manevi bir boşluk içinde, hiç birşeyden zevk almaz ve tatmin olmaz bir hale gelirler. Hayatlarını boş ve amaçsız şeyler uğruna tüketirler. Aralarından ancak vicdan sahibi olanlar Kur'an'a çağrıldıklarında icabet ederler. Bir kısmı ise bu sistemin içinde eridiklerinden artık doğru ile yanlışı ayırdebilecek anlayışlarını yitirmişlerdir. Kemikleşmiş bir ruh hali hakim olmuştur. Bu durumda ise Allah ; " Boş ve yararsız olan sözü işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve : Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz " derler " ve " O Rahman olan Allah'ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam " derler. " ayetleriyle onlara nasıl bir tavrın konulacağını tarif etmiştir.