EN BÜYÜK MÜJDE CENNET - 2

Bu dünyada mükemmeli aramak boştur, sonu hep hüsran ve hayal kırıklığıdır. Çünkü Allah kullarının anlayacağı şekilde dünyayı ve onun içindeki herşeyi eksik olarak yaratmıştır. Her insanın bir değil birçok kusuru, eşya veya maddenin eksikleri fena yanları vardır. (Her amacını, idealini elde eden muhakkak daha yenisinin ve iyisinin olduğunu görüp yeni idealler peşine düşer)

Örneğin; çalışıp, çabalayıp bir araba almayı amaç edinir. Fakat bir sene sonra modeli değişir daha iyisi ve güzeli çıkar. İşte bu hırs onu sonu gelmeyen bir yola sokar. Oysaki herşeyin en mükemmeli ancak cennette olur, boş amaçlar geçici ve gereksizdir insanı küçültür.

"Andolsun Allah'a biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz. " (Şuara Suresi 97) demeden evvel ve ahirette pişman olmadan Cenab-ı Allah'ın rızasını ve cennetini kazanmaya çalışmalı. "

"Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün. "

"şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Sizin çaba harcamanız da şükre değer (meşkur; makbul) görülmüştür. " (İnsan Suresi 20-22)

Allah Kuran-ı Kerim'de asıl yurt olan ahiret yurdunu ve oradaki cennet ve cehennemi bize tanıtıp tarif etmiştir. Allah rızası için çalışan ve salih amel işleyen müminlere cenneti müjdelemiş ve anlatmıştır.

"Ey mutmain olmuş (tatmin bulmuş) nefis, Rabbine hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön. Artık kullarımın arasına gir, cennetime gir. " (Fecr Suresi 27-30)

Herşeyden evvel cennette Allah'ın rızası vardır. Bu müminler için en önemli şeydir. Yalancı dünya cennetine kanmayıp asıl cennete talip olanlar bu yaptıkları asil tavır için gayet memnun olacaklar. Çünkü madem bu dünyada bunca lezzet ve nimet var yeme, içme, gülme, güzellik gibi daha fazlası ve daimi olan ahirette niye olmasın. Cennette; "altından ırmaklar akan yüksek köşkler " (29/58Ankebut Suresi 58), "hoşnut bir yaşam " (67/21Mülk Suresi 21), "bitip tükenmeyen hesapsız bir rızık " (40/40Mümin Suresi 40) vardır.

Gerçek mutluluk ve huzur dolu yaşam ancak cennette yaşanır. En güvenlikli ortamdır, çünkü oraya gireceklerin hepsi Allah korkusu ve Allah sevgisine sahiptirler. Allah'ı razı etmişlerdir. Nefislerini ıslah etmiş ve nefislerinin kötülüklerinden korunmuşlardır.

Kıskançlık, çekişme, kötü söz, sıkıntının olmadığı huzur dolu bir ortam. Adaletle herkese hakkının verileceği ve artık hiçbir çekişmenin kalmayacağı yer.

"Gerçek şu ki, biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip-yarattık " (Vakıa Suresi 35)

Cenneti tefekkür edince insanı en heyecanlandıran şeylerden biri orada tüm peygamberlerin, yanlarındaki salih müminlerin, din büyüklerinin ve alimlerinin, Cenab-ı Allah'a içten bağlı tüm kulların bir arada bulunmasıdır ve cennet ehli olarak hep bir arada olunabileceği. Bu insanı çok şevklendiren, heyecanlandıran ve coşkusunu arttıran en önemli unsurlardan biri. Bediüzzaman Risale-i Nurlarda hak yolda olan salih müminlere cennet müjdesini vermiştir.

"Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun? Ve nereye sevk olunuyorsun? Dünyanın bin sene mesudane hayatı bir saat hayatına mukabil gelmeyen cennet hayatının; ve o cennet hayatının dahi bin senesi bir saat rü'yet-i cemaline mukabil gelmeyen bir cemil-i zülcelalin daire-i rahmetine ve mertebe-i huzuruna gidiyorsun. Mübtela ve meftün ve müştak olduğunuz mecazi mahbublarda ve bütün mevcudat-ı dünyeviyedeki hüsün ve cemal. Onun cilve-i cemalinin ve hüsn-ü esmasının bir nevi gölgesi... ve bütün cennet, bütün letaifiyle, bir cilve-i rahmeti ve bütün istiyaklar ve muhabbetler ve incizaplar ve cazibeler bir lema-i muhabbeti olan bir Mabud-u Lamyezelin, bir Mahbub-i Layezalin daire-i huzuruna gidiyorsunuz. Ve ziyafetgah-ı ebedisi olan cennete çağrılıyorsunuz. Öyle ise kabir kapısına ağlayarak değil gülerek giriniz. "