ÇOĞUNLUK DOĞRU MUDUR?

"Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yo-lundan şaşırtıp saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak zan ve tah-minle yalan söylerler. " (En'am Suresi 116)

Her kul ilk önce Allah'u Teala huzurunda tek başına kendinden mesuldür. Bu yüzden çevresi veya içinde yaşadığı toplumun üzerinde bulunduğu durum ya da içinde olduğu konum önemli değildir. Ve hiçbir zaman da diğer insanların yaptıklarından sorumlu tutulmayız.

Müminin en mühim özelliklerinden biri tek başına bütün dünyayı karşısına ala-cak kadar üstün bir şahsiyet, kararlılık ve iradeye sahip olmasıdır. Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, Hz. İbrahim (a.s.) için "Gerçek şu ki İbrahim tek başına bir ümmetti. " (Nahl Suresi, 120) demiştir. Hz. İbrahim (a.s.) içinde yaşadığı kavim putlara tapmakta iken tek başına Allah'a sığınıp, Allah için yaşamıştır. Tek başına, hem kendinden çok daha güçlü, hem de çok daha kalabalık olmalarına rağmen hiç çekinmeden onlara meydan okumuş ve hakkı söylemekten geri kalmamıştır. Hz. İbrahim Aleyhisselam ayetlerde şu şekilde anlatılmaktadır;

"Hani, babasına ve kavmine: "Siz neye kulluk ediyorsunuz? " demişti. "
"Demişlerdi ki: "Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz. "
"Dedi ki: "Peki dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı? "
"Ya da size bir yararları dokunuyor mu veya zararları? "
"Hayır " dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk. "
"(İbrahim) Dedi ki: "şimdi neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü? " (Şuara Suresi, 70-75)

Bu şahsiyet ve tek başına tüm dünyayı karşısına alabilecek bir şahsiyet ve kararlılık tüm peygamberlerde gördüğümüz bir özelliktir. Hz. Muhammed (s.a.v), Hz. Musa (a.s.) ve diğer peygamberler de aynı Hz. İbrahim (a.s.) gibi tek başlarına yapılan yanlışlara meydan okumuşlardır.

Çoğunluğun bir şeyi yapması, toplumda bunun kabul görmesi ve normal karşı-lanması yapılan o işin doğruluğu için yeterli değildir. Çoğunluk yanılgı içinde olabilir, hatta bu yanılgı bazen çok uzun yıllar devam eden bir şey de olabilir. Ama ne zaman, ne de kalabalık en ufak bir değer taşımaz. Ve eninde sonunda hak, batıla üstün gelir.

"...Topluluğunuz çok da olsa size birşey sağlamaz. Çünkü Allah mümin-lerle beraberdir. " (Enfal Suresi, 19)

Mümin Allah (c.c.)'ın ipine sımsıkı sarılmalı, güçlü, kararlı ve iradeli olmalı. İşte o zaman Cenab-ı Allah'ın desteğini görür ve çoğunluğa üstün gelir.

"... O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok " dediler. (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir. " (Bakara Suresi, 249)