İSLAMA DAVET - 1

Öğüt verip hatırlatma, İslam'ın en temel konularından biridir. Allah (cc) dinsiz ve cahil toplumlara kendi dinini tebliğ etmek için, resuller gönderir. Resul; Allah'tan kendisine risalet verilmiş ve insanlar için Allah tarafından bir elçi olarak gönderilmiş kimse demektir. Bu resullerin yani elçilerin getirdiği haber de İslam'a davettir.
İyiliği emredip, kötülükden sakındırmak da resullere olduğu gibi tüm müminlere farz olan bir ibadettir.

"Mü'min erkekler ve müm'in kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resulu'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. " (Tevbe Suresi 71)

Bu davet, tamamen baskıdan uzak, içinde bulunulan ortam ve şartlar göz önünde tutularak yapılan ve hayır dışında bir şeyi öğütlemeyen Kur'an-ı Kerim'e davettir.

Dini yaşamdan uzak olan insanlara İslam'ı tanıtmak, onları dine davet etmek, Kur'an-ı Kerim'i anlatmak ve Allah'ın yoluna çağırmak tüm peygamberlerin ve onların izinde olan müminlerin vazifelerindendir. Ancak dinsiz ve dinsiz olduğu içinde cahil olan bir topluma yapılan çağrı da elbetteki tepki alır. Bu tepkiler Kur'an-ı Kerim'de pek çok yerde vurgulanmıştır. Hatta bu itham ve tepkilere maruz kalmak mümin alametidir. Çünkü bu Allah'ın, 'din yolunda savaşanların' üzerinde tekkerrür eden bir sünnetidir. Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Muhammed hep aynı şeylerle karşılaşmışlardır.

"And olsun biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik; Firavun'a, Haman'a ve Karun'a. Ama onlar: (Bu) Yalan söyleyen bir büyücüdür dediler. " (Mü'min Suresi 23-24)

"Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz Nuh'u yalanladılar ve delidir dediler. O baskı altına alınıp engellenmişti. " (Kamer 9)

" Onlar: Siz ikiniz bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz sizin ikinize inanacak değiliz dediler. " (Yunus Suresi 78)

Onca insan dini yaşamaz Allah'ı tanımazken, bir kişinin çıkıpta Allah'ı tanıması, dini yaşaması delilik olarak nitelendirilip, garip karşılanıyor. Ama bu çoğunluğun doğru olduğunu göstermez. Başlangıçta bir kişi, kararlı, sabırlı ve ihlaslı ise milyonlara dönüşüyor.

"Onlar kendilerine insanlar: Size karşı insanlar toplandılar, artık onlardan korkun dedikleri halde imanları artanlar ve Allah bize yeter, O ne güzel vekildir, diyenlerdir. " (Ali İmran Suresi 173)

Mümin hiç bir kınamadan çekinmez, hiç bir itham onun iman gücünü yenemez, bunlar ancak Onun şevk ve heyecanla mücadele azmini arttırır.

"Onlar (inanmayanlar) bir düzen kurdular. Allah da (buna karşılık) bir düzen kurdu. Allah düzen kurucuların en hayırlısıdır. " (Ali İmran Suresi 54)

Hz. Muhammed'e ve İslam dinine yönelik yapılan saldırılar, İslam'ın daha da kuvvet bularak, dünyanın dört bir yanına yayılmasını engelleyemedi.