ALLAH'A
DAYANIP GÜVENMEK - 1
Müminlerin
Cenab-ı Allah'a karşı olan teslimiyetleri imanın önemli bir göstergesidir.
Allah'a dayanıp, güvenmek kısacası Allah'a teslim olup tüm işlerde
kendine Cenab-ı Allah'ı vekil tutmak Kuran-ı Kerim'de "tevekkül
" olarak tanımlanır. Tevekkül, iman edenler ile iman etmeyenler
arasında çok belirgin bir farklılık doğurur.
Müminler herşeyin, canlı cansız tüm varlığın Allah'ın kontrolünde
olduğunu bilirler. Herşey Allah'u Teala'nın bilgisi dahilinde ve
O'nun izniyle olur.
"Göklerde
ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na gönülden boyun eğmiş
bulunmaktadırlar. " (Rum Suresi 26)
Çevremizde
olan herşey bir kader ile yaratılmıştır. Kader Allah tarafından
belirlenmiştir ve daima müminler için en hayırlı olandır. Müminler
kadere tabî olunduğunu ve Allah'ın dilemesi dışında hiçbirşey olmayacağını
bildiklerinden karşılaştıkları hiçbir durum için "hayırlı değil
" veya "kötü " demezler. Çünkü Allah'ın takdiri her
zaman en hayırlısıdır. Mümin tevekkül sahibi olmasından dolayı karşılaştığı
her durumda sakin, rahat, huzurlu, sabırlı ve güvenli davranır.
Ancak bu "derin bir kavrayış " (Hicr Suresi 75) sahibi
olan müminlerin sahip olabildiği bir ilimdir.
Tevekkül Cenab-ı Hakk tarafından müminlere verilmiş küfrün hiç bilmediği,
hiç yaşayamadığı bir nimettir. Kur'an-ı Kerim'de Resullerin ve onlarla
birlikte olan müminlerin zahiren zor durumlarda kaldığını veya zor
durumlar ile karşılaştıklarını görüyoruz. Ama Allah'a iman etmelerinden
dolayı herşeyin O'nun kontrolünde olduğunu bilerek oldukça rahat
ve Allah'a teslim olmuş şekilde gereken en güzel tavrı sergiliyorlar.
"De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında,
bize kesinlikle hiç bir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır.
Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler. " (Tevbe
Suresi 51)
"Tevekkül,
esbabı bütün bütün reddetmek değildir; belki esbabı, dest-i kudretin
perdesi bilip riayet ederek esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-ı
fiili telakki ederek müsebbebatı, yalnız Cenab-ı Hakk'tan istemek
ve neticeleri O'ndan bilmek ve O'na minnettar olmaktan ibarettir.
"
Müminlerin
en güzel tavrı tevekkülü yanlış anlamadan yaşamalarıdır. Allah'ı
vekil edinmek bir işin yapılmasının doğrudan Allah'a havale edilmesi,
olayın tümüyle O'na bırakılması manasındadır. Mümin kendi varlığının
kontrolünün Allah'ın elinde olduğunu bilir. Üstad da bu sözünde
tevekkülü en güzel şekilde açıklamış.
|