ALLAH'A
DAYANIP GÜVENMEK - 2
Müminlerin
aksine iman etmeyenler, kendisi dahil çevresindeki herşeyin tesadüfen
olduğunu ve herşeyin bir tesadüf ile bu şekilde yürüdüğünü sanır.
Halbuki gerçekten inkarcıların dediği gibi herşey tesadüfi olsaydı
tam anlamı ile bir kaos içinde olurdu.
Ancak bu kaos onlar için içinde yaşadıkları dünyada olmasa da kendi
işlerinde var olan bir ruh halidir. Tevekkülsüz olduklarından dolayı
herşey onlar için bir endişe vesilesidir oysa hepsi kaderde Allah'u
Teala'nın takdir ettiği şekilde gerçekleşecek belirli olaylardır
ve başka bir alternatif söz konusu değildir. İşte bu tevekkülsüzlüklerinden
dolayı her an kendilerine zarar verebilecek bir olayla karşılaşma
korkusu onları stres içinde, huzursuz, endişe dolu bir hayat yaşarlar.
Allah'a dayanıp güvenmek ise inkarlarından dolayı bilemedikleri
çok mühim bir ilimdir.
Müminler ise tevekkül ile dünyanın en güvenli, en korkusuz, en rahat
ve en güçlü insanlarıdır.
"Müminler
ancak o kimselerdir
ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. O'nun ayetleri okunduğunda
imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler. "
(Enfal Suresi 2)
Bediüzzaman;
"Acz ve tevekkül ile fakr ve iltica ile nur kapısı açılır,
zulmetler dağılır. " diyerek, kulun kulluğunu bilerek Yaratanına
karşı yapabileceği en güzel tavrı söylemiştir. Aczini bilip Allah'u
Teala'ya tevekkül edip yalnızca O'na yönelmek mümine hem dünyanın
hem ahiretin kapılarını açar.
Allah'a tevekkül edip, Allah'ı vekil tutmak ve daima Allah'a yönelmek
yapılabilecek en doğru ve en akılcı tavırdır. Cenab-ı Allah bu mümin
tavrına karşı daima en iyisini ve en güzelini verir.
"Bize
ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yolları
O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz.
Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler. " (İbrahim
Suresi 12)
Herşey
zaten Cenab-ı Hakk'ın kontrolünde iken endişe edip, sıkıntı çekmek,
stres içinde yaşamak elbette hiç akılcı olmaz. Bu yüzden inkarcılar
yanılgı içindedirler.
Tevekkül eden müminlere ise Allah'a güvenip O'na teslim olmalarından
dolayı nefislerinin ve şeytanın kışkırtmalarından da özel bir korunma
ile korunmuş olur.
"Gerçek
şu ki iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun
(şeytanın) hiç bir zorlayıcı gücü yoktur. " (Nahl Suresi
99)
|