HASED
Allah,
iman etmeyen, dünya hayatına dalıp oyalanan, kendini çok mühim bir
makam ve mevkide zannedip, büyüklük taslayan, Allah'ın dinine titizlik
göstermeyenlere bu dünyada da rahat vermez ve bazı şeyleri üstlerine
musallat eder. Bunlardan biride hasettir. Hased en genel anlamıyla
nefisteki sahip olma hırsından kaynaklanır. Hased edilen şey, diğer
insanların sahip olduğu herhangi bir özellik, bir eşya ya da yapılan
bir iş olabilir.
"....Nefisler
ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır.
Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan
haberi olandır. " (Nisa Suresi 128)
Ayetten
de anlaşılacağı gibi kıskançlıktan kurtulmanın tek çaresi güzel
ahlak ile nefsi eğitmektir. Nefsi bu konuda konuşmaz hale getirmektir.
İslam'i terbiye daima paylaşma, dayanışma, birlik beraberliğe dayalıdır.
Ve burada kıskançlığa, çekişmeye yer yoktur.
Hasedi doğuran en önemli sebep rekabettir. Dinin hakim olmadığı
bir yerde böyle birşeyin olması doğaldır. Amaçlar ve çıkarlar, istekler
çatışır doğal olarak bir yarış ortamı doğar. Böyle bir ortamda huzurdan
söz etmek de mümkün değildir. Çünkü sürekli bir baskı ve sürekli
bir kendini ispat ile üstünlük yarışı, hased, kibir gibi hoş olmayan
huyların gelişmesine sebep olur.
Hased eden şahsın kendine saygısı kalmaz, sürekli çekişme manen
yıpranmaya sebep olur. Bu rekabet ise hiç sonu gelmeyecek bir şeydir
çünkü daima daha iyisi ile karşılaşıp bitmek bilmeyen bir yarışa
girilmiş olur.
Ancak müslümanlar arasında böyle birşeyin barınması söz konusu değildir.
Araç bir olunca tüm sorunlar çözülür.
Bediüzzaman, müslümanlar arasındaki dayanışmayı şöyle tarif ediyor.
"...
Umur-u diniye ve uhreviyede rekabet, gıpta., hased ve kıskançlık
olmamalı. Ve hakikat nokta-i nazarında olamaz. Çünkü kıskançlık
ve hasedin sebebi; Bir tek şeye çok eller uzanmasından ve bir
tek makama çok gözler dikilmesinden ve bir tek ekmeğe bir çok
mideler istemesinden, müzahane, münakaşa, müsabaka sebebiyle gıptaya
sonra kıskançlığa düşerler. Dünyada bir şey-i vahide çoklar talip
olduğundan ve dünya dar ve muvakkat olması sebebiyle insanın hadsiz
arzularını tatmin edemediği için rekabete düşüyorlar. "
"
Ey ehli hakikat ve tarikat! Hakka hizmet , büyük ve ağır bir defineyi
taşımak ve muhafaza etmek gibidir. O defineyi omuzunda taşıyanlara
ne kadar kuvvetli eller yardımcı koşsalar daha ziyade sevinir,
memnun olurlar. Kıskanmak şöyle dursun, gayet samimi bir muhabbet
o gelenlerin kendilerinden daha ziyade olan kuvvetlerini ve daha
ziyade tesirlerini ve yardımlarını müftehirane alkışlamak lazım
gelirken nedendir ki rekabetkarane o hakiki kardeşlere ve fedakar
yardımcılara bakılıyor ve o hal ile ihlas kaçıyor?... "
Hasedden
kurtulmanın çaresi de müslüman din kardeşlerimize tenkit gözüyle
değilde hep hüsnü zanla bakıp birbirimize destek olmaktır.
|