HİZMET ŞEVKİ

"Mesleğimiz müsbettir, menfi hareketten Kur'an bizi menediyor ".

Bediüzzaman'ın bu değerli sözünü okurken bir kez daha içinde bulunduğumuz durumun ne kadar değerli olduğunu anladım. Böyle bir zamanda samimi ve hakiki bir iman ile Cenab-ı Allah'a ve O'nun dinine hizmet etme şerefi bize verilmiş. Bütün dünya iman etmez iken iman etmiş olmak çok daha değerlidir. Çünkü bu zorluğa işarettir.

Sanırım hizmetin en güzeli ise Bediüzzaman gibi kendi imanı ile beraber diğer insanlarında imanına vesile olmaktır. Üstad'ın dine, sadece kendi yaşam süreci ile kısıtlı kalmayan vefatından sonrada devam eden bir hizmeti olmuş. Bu hizmet gittikçe artan bir hızla milyonlara yol göstermiş ve göstermeye devam ediyor.

Bu çok derin bir iman, ihlas ve samimiyetin sonucudur. Cenab-ı Allah'ın katındaki ecri ise çok büyüktür.

Kur'an-ı Kerim'e ve imana hizmet deyince Üstad'ın şu sözünü hatırlamadan geçemeyeceğim.

"Ey mülhidler! Ey zındıklar! Said ellibin nefer kuvvetinde demişsiniz... Yanlışsınız... Kur'an'a ve imana hizmetim cihetiyle ellibin değil ellimilyon kuvvetindeyim!... Titreyiniz! Haddiniz varsa ilişiniz!... "

Mümine en çok yakışacak tavırlardan biri kendine sınır çizmemektir. Bediüzzaman bunu yapmış, hizmetini ömrü ile değil imanı ile belirlemiştir. Cenab-ı Allah'a yakınlığı ve kadere teslimiyeti ile hiçbir zaman mutsuz olmamıştır.

Kur'an-ı Kerim'in bir ayetinde "Gevşemeyin üzülmeyin eğer gerçekten iman etmişseniz en üstün olün sizlersiniz. " (Ali İmran Suresi, 103) der.

Bediüzzaman'ın hayatında türlü zorluk, sıkıntı vardır ama bunlar zahirdir, batınında Bediüzzaman bunlara üzülmemiş, hatta sevinmiş ve şevkle hizmetine devam etmiştir. Bu zahiri zorluklar da onun cennetine vesile olmuştur. Öyle ise mümin için asla sıkıntı ve zorluk yoktur. Görünüşte öyle olsa bile aslında mümin için sevinç kaynağıdır.

Her insanın bir ömrü olduğu gibi bu geçici dünyanında bir ömrü vardır. Ve onunda sonlarına yaklaşmış bulunuyoruz. Böyle bir zamanda dinimize sımsıkı sarılıp, salih amellerde bulunmalıyız. Bu yolda olabilecek hiçbirşey bizi yıldırmamalı, gücümüze daha da güç katarak ilerletmeli.

Bediüzzaman'da gördüğümüz şevk ve dava heyecanı bize örnek olmalı. Onun Allah (c.c.) yolundaki cihadı top tüfek ile değil eserleri ile ilmi ile olmuştur ve dinsizliğe büyük darbe vurmuştur.

"Saçlarım adedince başlarım bulunsa hergün biri kesilse, bu hizmeti imaniyeden çekilmem " diyen Bediüzzaman biliyor ki bu çok önemli bir hizmet ve en büyük iştir.

Cenab-ı Allah, O'nun yolunda bize en güzel hizmeti nasip etsin. Şahsi menfaatlerimizi değil daima İslam'ın menfaatleri önde tutalım.

Kur'an-ı Kerim'e sımsıkı sarılıp, sebat ve sadakatle hizmet edeceğiz. Bunun müminlere getirdiği mutluluğu ve vicdani rahatlığı hiçbirşey sağlayamaz.