İNSANIN
ACZİ
"Acz
ve tevekkül ile fakr ve iltica ile nur kapısı açılır, zulmetler
dağılır."
Bediüzzaman'ın
bu sözü gerçekten insanı aczini tefekkür etmeye yöneltiyor. Acz'in
sözlük manası kuvvetsizlik, güçsüzlüktür. Aslında insanın aciz olan
yaratılışı, ona eksikliklerini, muhtaç durumunu ve tek başına birşeye
güç yetiremeyeceğini bilmesi için Allah'u Teala tarafından verilmiştir.
İnsanın, acz ve fakrını bilip anlaması ve daima Allah'a sığınması
ise onun Allah katındaki değerini arttırır ve üzerindeki yüklerini
de kaldırır.
İnsanın aczini anlaması için ilk evvela kendine yani vücuduna bakması
yeterlidir. İnsanın en çok sahiplendiği şey olan vücudu gerçekte
tamamıyla kendi kontrolü dışında işleyen muazzam bir sistem üzere
kurulmuştur. Vücudumuzdaki kan dolaşım sisteminden, sinir sistemine,
kas yapısından, beş duyu organına kadar herşeyin bu kadar uyum içinde,
bu kadar düzenli olması akıllara durgunluk verecek kadar mükemmeldir.
Örneğin, bir gözün yapısı inanılmayacak ölçüde hassas dengeler üzerine
kurulmuş ve birbirine bağlı zincirleme birçok ardarda gelen bölümden
oluşur. Birtek gözyaşının eksikliği bile gözün işlevini görmesini
durdurur.
"Ey
insan üstün kerem sahibi olan Rabbine karşı seni aldatıp yanıltan
nedir? Ki O seni yarattı sana bir düzen içinde biçim verdi ve
seni bir itidal üzere kıldı. Dilediği bir surette seni tertip
etti. " (İnfitar Suresi 6-8)
Gerçekten
de insandaki düzen doğadaki en mükemmel, en karmaşık, en olağanüstü
düzenlerden biridir. Vücudumuzdaki her organ kendi görevini mükemmel
bir şekilde yerine getirir, her zerre yapması gerekeni yapar ve
bizim bunları ne yaptırmaya, ne düzenlemeye gücümüz yeter. Vücudumuzda
herhangi bir eksiklik olduğunda onu bir daha kendi kendimize yerine
getirmemiz mümkün değil. Buna en güzel misal de yaşlanmak olabilir.
Belki tıpta çok ilerledik diyebiliriz ama hala hücrelerin neden
bir zamandan sonra yenilenmek yerine ölmeye başladığını veya o küçücük
hücrelerin bunu nasıl aklettiğini bilemiyoruz ve önleyemiyoruz çünkü
hiçbiri bizim kontrolümüzde değil.
Kuvvetli bir rüzgarı, fırtınayı, çok şiddetli bir yağmuru, seli,
depremi engellemek insanların elinde değildir. Bunları ne durdurmaya
ne engellemeye gücümüz yetmez. Yalnızca bunlarda değil; hastalıkları
iyileştirmeye, olayların akışını istediğimiz gibi yapmaya gücümüz
yok. Herşey Cenab-ı Allah'ın iradesinde ve kontrolündedir, insan
ise bunu bildiği ve aczini anladığı ölçüde Allah katında değer kazanır.
"Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O'ndan
başka bunu giderecek olan yoktur. Sana bir iyilik de dokunduracak
olursa O herşeye güç yetirendir. " (En'am Suresi 17)
|