İSLAM
DEVRİ
Bir
müslüman olarak beni en çok sevindiren gelişmelerden biri, İslam'ın
bugünkü konumu ve seyridir.
Olaylara Türkiye ve dünya çerçevesinde baktığımızda herşeyin Allah'ın
izniyle İslam'ın lehinde geliştiğini görmek yalnız benim için değil,
tüm müslümanlar için bir neşe kaynağıdır.
Ülkemiz açısından düşündüğümüzde, gençlerimizin Kuran-ı Kerim'e
ve Kuran'ın en geniş tefsirini oluşturan Risale-i Nur'a olan ilgilerininin
artması, aynı zamanda milletimizin de bu gelişmelere olan duyarlılıklarını
gerek basın gerekse televizyon aracılığıyla sıkça ifade etmeleri
sevinilecek gelişmelerdir.
Dünya çapında değerlendirdiğimizde ise, komünizmin çok kısa bir
sürede yıkılması, müslüman ülkelerin birlik ve beraberliğe yönelmeleri
ve ülkemizde de, bu süreçte örnek olacak ve liderlik yapabilecek
bir İslam'i şuurun giderek gelişmesi kolayca görülebilecek gerçeklerdir.
Çok uzun zaman önceden bu gerçekleri sezip; "Ben maddi ve
manevi herşeyimi feda ettim, her musibete katlandım, her işkenceye
sabrettim. Bu sayede hakikat-i imaniye her tarafa yayıldı. Bu sayede
Nur mekteb-i irfanının yüzbinlerce belki milyonlarca talebeleri
yetişti. Artık bu yolda, hizmet-i imaniyede devam edeceklerdir.
Ve benim maddi ve manevi herşeyden feragat ettiğim mesleğimden ayrılmayacaklardır.
Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalışacaklardır. " diyen
Bediüzzaman Said Nursi'nin tevekkülünü ve ileri görüşlülüğünü, bugünkü
ortam bir kez daha ispatlamıştır.
Evet, Bediüzzaman'ın büyük mücadelesi ve üstün hizmetleri bugün
meyvesini vermekte, Risale-i Nur talebelerinin sayısı gün geçtikçe
artmaktadır.
Bugün dünyanın neresinde bir huzursuzluk, bir kargaşa ve adaletsizlik
varsa, baktığımda İslam'i şuurun tam yerleşmemiş olmasından kaynaklandığını
kolayca görebiliyorum. Aynı şekilde geçmişte de, İslam'dan kopuk
gelişen; olayların, zamanın, menfaat ve çıkar ilişkilerinin yıprattığı
zayıf ve dengesiz ahlak modelleri, her zaman toplumların canlarını
yakmış ve onları hızlı bir çöküşe sürüklemiştir. İnsanlığın en parlak,
en ferah ve en medeni dönemleri ise, hep İslam ahlakının tam olarak
yaşandığı dönemler olmuştur.
Tüm dünyada ahlak bozukluklarında, manevi değerlerin yitirilmesinde
bir artış olurken, ülkemizde İslam'a ve güzel ahlaka bir yönelme
olmasından tüm din kardeşlerim gibi ben de mutluluk duyuyorum.
Tabii "Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir;
gözlerinin üzerinde perdeler vardır... "(Bakara Suresi, 7)
ayetullahının mutlak bir gereği olarak bu Kurani hakikatleri kavrayamayacak
ve bu gerçekleri gözleri perdeli olduğu için göremeyecek kişiler
her dönemde olduğu gibi bu dönemde de çıkacaktır. Fakat Cenab-ı
Hakk'ın Kuran-ı Kerim'de kesin olan vaadi şudur: ".. Oysa
kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını
istemiyor. " (Tevbe Suresi, 32) ayetinde belirtildiği gibi
müslümanların sabah akşam "sabır ve salatla " diledikleri
yardımı, kafirler hoşnut olmasa da Allah gönderecektir.
Biz müslümanlara düşen sadece beklemek, sabretmek ve müjdeleşmektir.
|