KARARLILIĞIN
ÖNEMİ
Mümin büyük bir şevk ve heyecanla son derece kararlı bir şekilde
mücadelesini sürdürür. Kararlılık müminin en belirgin özelliklerinde
biridir. Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yaşar ve hiç bir engel,
zorluk onu bu yoldan çıkartamaz. Hedefi Allah rızası olduğu için
halkların hatırı değil hakkın hatırı esastır. Hiç bir kınama onu
etkileyemez.
Cenab-ı Allah iman etmelerinden sonra müminlerin bu yoldaki kararlılığını
çeşitli şekillerde deneyebilir, örneğin geçici bir süre sıkıntı
verebilir, mümin Allah yolunda çile çekmek durumunda kalabilir.
Ancak bunlar gerçek mümini caydırmak bir yana gücüne güç, kararlılığına
kararlılık katar.
Eğer samimi bir iman ve kesin bir kararlılık var ise, yani sözde
kalan bir kararlılık değil de, zor bir durumla da karşılaşınca devam
eden bir kararlılık ise, böyle bir durumda mümin tavrı bunlara sabretmek
ve hepsinin Allah'dan olduğunu bilmektir.
"
And olsun biz sizi, biraz korku, açlık ve bir parça mallardan,
canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri
müjdele. " (Bakara Suresi 155)
Zor bir zamanda kararlılık göstermemek ise Allah'ın hoşnut olmadığı
ve müminlere yakışmayacak bir tavırdır. İman zafiyetinin göstergesidir.
Gerçek bir mümin tavrı olarak önümüzdeki en güzel örneklerden biri
Bediüzzaman'dır. Bediüzzaman'ın en belirgin ve en çarpıcı özelliği
tüm hayatı boyunca onca sıkıntı ve zorluk ile karşılaşmasına, türlü
eziyetlere maruz bırakılmasına rağmen, her şart ve durumda mücadelesine
devam etmesidir. Belki diğer bir çok insanın yaptığı gibi sakin
bir hayatı tercih edip, yaşama şansı varken, O Allah'ın rızasını
kazanmanın önemini bildiğinden, herkesi kendisine hayran bırakacak
bir tarzda Allah yolundaki mücadelesine kararlılıkla devam etmiştir.
Allah yolunda ciddi bir çaba göstermek, işi sıkı tutmak, gevşeklik
göstermemek, hiç bir aşırılığa kaçmadan, kararlı ve istikrarlı bir
tavır mümine yakışan özelliklerdir. Kuran-ı Kerim'de Kehf kıssasında
Cenab-ı Allah Kehf ehlinin kararlılığını örnek olarak bize aktarmıştır.
"
Onların kalpleri üzerinde sabrı ve kararlılığı rabtetmiştik. "
(Kehf Suresi 14)
Kehf
kıssasındaki gençler, içinde bulundukları kavme tamamiyle ters düşmelerine
rağmen, bu uğurda gösterdikleri kararlılık sayesinde gerçek imanı
yaşamışlardır. Müminin kararlılığı da ancak ölümle son bulur.
Bediüzzaman'ın kararlılığı karşısında da ne O'nu sürgün etmeleri
ne türlü eziyetler etmeleri, ne kimse ile görüştürmemeleri ne de
dava etmeleri duramadı. Çünkü onda gördüğümüz kararlılık en büyük
mahkeme olan Mahkeme-i Kübra'da Allah'ın huzurunda yaptığı herşeyin
hesabını vereceğinin bilincinde olmasından dolayı yıkılmaz sarsılmaz
bir ahlaktır.
|