MAL
HIRSINDAN NASIL KURTULUNUR?
"Mallarınız
ve çocuklarınız sizin için ancak bir fitne (bir deneme) dir. Allah
ise, büyük ecir (en güzel karşılık) O'nun katında olandır. "
(Teğabun Suresi 15)
"Öyleyse
güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin
ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere
infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri
tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.
" (Teğabun Suresi 16)
Cenab-ı
Allah Kur'an-ı Kerim'de her türlü Allah rızasından saptırabilecek
tehlikeyi belirttiği gibi bunlardan nasıl kurtulunabileceğini ve
neyin şifa olacağınıda belirtmiştir. Bize düşen de bu tehlikelerin
ne olduğunu çok iyi bilip ona göre almamız gereken önlemleri en
iyi şekilde, hiç taviz vermeden, hiç gevşeklik göstermeden uygulamaktır.
Bu hastalıklardan biri mal hırsı, çaresi ise infak etmektir.
"Allah
yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın.
İylik edin. Şüphesiz Allah iylik edenleri sever. " (Bakara
Suresi 195)
İnfak
ederken en önemli şey, diğer tüm ibadetler ve tavırlarda olduğu
gibi, samimiyet ve Allah rızasıdır. Tek amacı Allah rızasını kazanmak
olan birisi infak ederken Cenab-ı Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de tarif
ettiği gibi gayet mütevazi, infak etmenin bir üstünlük olmadığını
bilerek ve infak etmeye kendisinin ihtiyacı olduğunu, Allah'ın (c.c.)
böyle bir şeye ihtiyacı olmadığının farkında olarak infak eder.
"Mallarını
Allah yolunda infak edenler, sonra ettikleri şeyin peşinden başa
kakmayan ve eziyet vermeyenlerin ecirleri Rableri katındadır,
onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. " (Bakara
Suresi 262)
"Güzel
bir söz ve bağışlama, peşinden eziyet gelen bir sadakadan daha
hayırlıdır. Allah hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, yumuşak davranandır.
" (Bakara Suresi 263)
"Ey
iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı
gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek
sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Böylesinin durumu, üzerinde
toprak bulunan bir kayanın örneğine benzer; üzerine sağnak bir
yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir. Onlar kazandıklarından
hiç bir şeye güç yetiremez (elde edemez) ler. Allah, kafirler
topluluğuna hidayet vermez. " (Bakara Suresi 264)
Dünyada
sahip olduğumuz herşey bu dünyada bize emanet olarak verilmiş, üzerinde
harcama yetkimiz olan şeylerdir. Ancak infak ederken de güzel ahlak
çok önemlidir. Birincisi gösteriş için infak olmaz. Bu yalnızca
kendini kandırmadan öteye gitmez. İkincisi infak ettikten sonra
bunu bir övünç kaynağı yapıp başa kakmak ve mihnet altında bırakmak
hiç yakışık almaz. Yapılan infak sonucunda karşısındakine eziyet
vermek Allah'ın hoşnut olacağı bir tavır değildir.
İnfak etmek ve Allah'ın bize verdiği malları ve nimetleri Allah'ın
rızasına en uygun şekilde değerlendirmek gerekir. Yoksa Allah'ın
razı olmadığı birşeyde bereket ve rahmet olmaz. Tabii, infak ederken
Cenab-ı Allah infak edenin tüm malını verip kendisinin muhtaç durumda
kalmasını söylememekte ve bunu ayeti kerimede şöyle belirtiyor.
"...Ve
sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan
artakalanı. " Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur
ki düşünürsünüz; " (Bakara Suresi 219)
Tamamıyla
şahsın kendi vicdanına bırakılmıştır. Herkes neyin en doğru olduğunu
ve ne yapılması gerektiğini vicdanı ile anlayabilir çünkü vicdanın
sesi hep doğrudur. Yeter ki vicdanın sesine bir kulak versin.
|