MALA KARŞI SEVGİ - 1

Kur-an'ı Kerim'de, Cenab-ı Allah; insanlara dünyayı sevdirebilecek ve onları dünyaya bağlayabilecek bazı konulara dikkat çekmiş ve böyle bir durumda meydana gelebilecek tehlikelere karşı uyarmıştır. Kur'an-ı Kerim'de dikkat çekilen ve önemle üstünde durulan konulardan biri mallardır.

İnsan yaratılışı gereği mala karşı sahip olma isteği ile ona karşı bir sevgi besler. Nefiste varolan cimrilik özelliği dolayısıyla böyledir.

"De ki: Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, bu durumda harcama endişesiyle gerçekten (cimrilik edip elinizde) tutardınız. İnsan pek cimridir. " (İsra Suresi 100)

Malın asıl sahibi Cenab-ı Allah'tır. Biz ancak bu geçici ömrümüz ile onun emanetçisi olabiliriz. Asıl sahibi olmadığımız halde ve gerçek sahibi cimrilik etmememizi söylediği halde bu tutuma devam etmek hoş olmayan bir yapı meydana getirir. Ancak Al-i İmran Suresi'nin 180. ayeti kerimesinde belirtildiği gibi cimrilik yapmayı kar bilmek büyük bir hata olur. "Allah'ın bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. "

Sahip olunan malı ve parayı harcamama veya paylaşmama, insanı dünyaya bağlayan bir hastalık haline gelir. Çünkü insan bu para ve mala daima bir çoğalma isteği ile bağlanır. Adeta bir hırs şeklinde ölümüne kadar devam eder.

"(Mal, mülk ve servette) Coklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi'. Öyle ki (bu), mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize) kadar sürdü. " (Tekasür Suresi -/2)
"Ki o mal yığıp biriktiren ve saydıkça sayandır. Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor " (Hümeze Suresi 2-3)

Cenab-ı Allah malik-ül mülk; mülkün ebedi sahibidir. Oysa biriktirilen mal bu geçici dünyanın süsüdür ve yine burada kalacaktır. İsterse dünyanın en zengin insanı olsun, bu ona ne bir üstünlük ne bir fayda sağlar. "Her nefis ölümü tadıcıdır " (Ankebut Suresi 57) hepimiz öleceğiz ve bu dünyadan bedenimiz dahil hiçbirşeyi yanımızda götürmeyeceğiz. Öyleyse neden kendi nefsini tatmin uğruna Allah (c.c.)'ın razı olmayacağı şekilde mal yığsın insan. Bu ancak dünyaya bağlılık ve onun çekici süsüne kapılmaktan ileri gelir.

"Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara süslü ve çekici kılındı. Bunlar dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır. "(Al-i İmran Suresi 14)

Mala karşı aşırı düşkünlük bencillik getirir. Bencillik ise İslam da yeri olmayan bir modeldir. Bediüzzaman Said Nursi: "Hırs, sebeb-i mahrumiyettir; tevekkül ve kanaat ise vesile-i rahmettir " diyerek yapılan hırsın sonuçta hiçbirşeye fayda etmediğini, tevekküllü bir yapının ise İslam'i ahlaka uygun olduğunu ve bu şekilde her zaman daha karlı ve mesut olunacağını belirtmiştir.