MÜNAFIK
ÖZELLİKLERİ - 1
Münafık;
ikiyüzlü demektir. Kalbinde olmayanı dili ile söyler. Münafıklık
yapmak için müminlerin olduğu bir ortamın olması gerekir çünkü müminlerin
olmadığı bir yerde inkarcılar yani müşrik ve kafirler olur. Mümin
bir topluluk olduğunda ise müminlerin gücüne sığınarak, kalplerinde
iman olmadığı halde iman ediyormuş gibi gözükerek, çıkar sağlamak
kastı ile münafıklar bu mümin topluluğun içine girerler. İmanları
ve hareketleri taklididir. İşte bu iki yüzlülüktür. Kalbinde olmayan
birşeyi varmış gibi davranırlar; bu eylemde münafıklıktır.
"Münafık
erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler,
iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah'ı
unuttular; O'da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar fıska sapanlardır.
Allah, erkek münafıklarada, kadın münafıklara da (bütün) kafirlere,
içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini vaadetti. Bu, onlara
yeter. Allah onları lanetlemiştir ve onlar için sürekli bir azab
vardır. " (Tevbe Suresi 67/68)
Cenab-ı
Allah müminler için bir iç tehlike olan bu münafıkların özelliklerini
Kur'an-ı Kerim'de her türlü özellikleri ile tarif edip tanıtmış
ve buna karşı uyarmıştır. Müminler dışarıdaki düşmanlarını tanıyıp
bilirler. Fakat münafık içtedir ve olanca gücüyle gizlenip kendisini
belli etmemeye çalışır. Bu yüzden suçu daha büyüktür çünkü müminlerin
alçakgönüllülüğünden, mütevaziliğinden, hüsn-ü zan ile bakmasından,
sevgi dolu olmasından faydalanır ve bunu sinsi bir düşmanlık için
kullanmaya kalkar.
"İnsanlardan
öyleleri vardır ki: 'Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik'
derler; oysa inanmış değillerdir. " (Bakara Suresi 8)
Bediüzzaman
"...Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı
olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa, fesadı daha şedid olur.
Dahili olursa, zararı daha azim olur. Çünkü dahili düşman kuvveti
dağıtır, cesareti azaltır. Harici düşman ise bilakis asabiyeti şiddetlendirir,
salabeti arttırır. Nifakın cinayeti, islam üzerine pek büyüktür.
Alem-i islamı zelzeleye maruz bırakan nifaktır, bunun içindir ki
Kur'an-ı Azimüşşan ehl-i nifaka fazlaca teşniat ve takbihatla bulunmuştur.
" diyerek Kur'an-ı Kerim'in münafıklığın bu kadar önemle üstünde
durmasının hikmetini açıklamıştır.
"(Sözde)
Allah'ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini
aldatıyorlar ve şuurunda değiller." (Bakara Suresi 9)
Münafıklar
ne kadar gizlensede yaptıkları hareket ve tavır bozukluklarından
onları tanımak mümkündür. Örneğin Cenab-ı Allah'ı çok az anarlar,
müminler gibi çoşku şevk ile anamazlar. İbadetlerini de isteksizce
yalnız gösteriş için yaparlar.
"Gerçek
şu ki, münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmaktadırlar. Oysa O, onları
aldatandır. Namaza kalktıkları zaman, isteksizce kalkarlar. İnsanlara
gösteriş yaparlar ve Allah'ı ancak çok az anarlar. " (Nisa
Suresi 142)
"Arada
bocalayıp dururlar. Ne onlarla, ne bunlarla. Allah kimi saptırırsa,
artık sen ona yol bulamazsın. " (Nisa Suresi 143)
Bir
diğer dikkat çekici özellikleri Kur'an-ı Kerim'i anlayıp, kavrayamamaları
ve buna bağlı olarak çarpık yorumlamalarıdır. Münafıkların bu tavrı
müminler tarafından kolayca anlaşılır.
"Sana
Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir
kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde
bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak
için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan
başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık,
tümü Rabbimizin katındandır " derler. Temiz akıl sahiblerinden
başkası öğüt alıp-düşünmez." (Al-i İmran Suresi 7)
|