MÜNAFIK ÖZELLİKLERİ - 2

Müminlerin en başta gelen özelliklerinden biri alçakgönüllü ve tevazu sahibi olmalarıdır. Münafıklar ise buna karşılık kibirli, kendini beğenmiş olur. Her zaman kendi yaptıklarını doğru görüp başkalarının sözünü dinlemezler.

"Onlara:'Gelin Allah'ın Resulü sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün. " (Münafikun suresi 5)

Cenab-ı Allah münafıkları mutlaka belli edip ortaya çıkarır ve onları müminlere tanıtır, böylece saklı kalamazlar.

"İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah'), amellerini boşa çıkardı. Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah'ın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar? Eğer biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. Andolsun sen onları sözlerinin söyleniş tarzından da tanırsın. Allah amellerinizi bilir. " (Muhammed Suresi 28/30)

Müminler, bazı münafık alametlerini bu kişilerde görmelerine rağmen hüsnüzan ederek ve onlara dua ederek düzelmeleri için öğüt verip çare ararlar. Buna rağmen müminlere ve Allah'ın dinine karşı kin besleyen münafıkları Cenab-ı Allah azabla müjdelemektedir.

"Allah'a and içiyorlar ki (o inkar sözünü) söylemediler. Oysa andolsun o inkar sözünü söylemişlerdir ve İslam'lıklarından sonra inkara sapmışlardır ve erişemedikleri birşeye yeltenmişlerdir. Oysa intikama kalkışmalarının, kendilerini Allah'ın ve elçisinin bol ihsanından zengin kılmasından başka (bir nedeni) yoktu. Eğer tevbe ederlerse kendileri için hayırlı olur, eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de acı bir azabla azablandırır. Onlar için yeryüzünde koruyucu bir dost ve bir yardımcı yoktur.
Böylece O'da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı yerleşik kıldı.
Onlar bilmiyorlarmı ki, elbette Allah, onların gizli tuttuklarını da, fısıldaştıklarını da biliyor. Gerçekten Allah gaybın bilgisine sahip olandır.
Sen onlar için ister bağışlanma dile, istersen dileme. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de, Allah onları kesinlikle bağışlamaz. Bu gerçekten onların Allah'a ve elçisine karşı nankörlük etmeleri dolayısıyladır. Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez. " (Tevbe Suresi 74, 77, 78, 80)

Cenab-ı Allah'ın sıfatlarından biri Habir'dir. Habir sıfatı; herşeyin içyüzünden, gizli tarafından haberdar olan demektir. "O yarattığını bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir. " (Mülk Suresi 14) Bu yüzden sinsice içte birşey gizlemek, kalben başka düşünüp dil ile başka söylemek hem kendini kandırmaktır, hem de fiili olarak suçtur. Çünkü Cenab-ı Allah'ın beğendiği bir tavır değildir. Samimiyet ve dürüstlük yoktur.

Müminler daima münafık tehlikesine karşı uyanık olmalıdır. Mümin taklidi yapan bu münafıklar müminlerin iyi zamanında ortaya çıkmazlar, sinsice süren bir bekleyişten sonra ya müminlerin zor ve sıkıntılı bir anında ya da kendi menfaatleri tehlikeye girdiği anlarda ortaya çıkarlar.

"İki topluluğun karşı karşıya geldiği gün, size isabet eden ancak Allah'ın izniyle idi. (Bu Allah'ın) müminleri ayırdetmesi; münafıklık yapanları da belirtmesi içindi. Onlara: 'Gelin, Allah'ın yolunda savaşın ya da savunma yapın' denildiğinde, 'Biz savaşmayı bilseydik elbette sizi izlerdik' dediler. O gün onlar imandan çok küfre daha yakındılar. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah onların gizli tuttuklarını daha iyi bilir. " (Al-i İmran Suresi 166, 167)