MÜNAFIK ÖZELLİKLERİ - 3

"Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kışkırtıcılık yapan( yalan haber yayan)lar (bu tutumlarına ) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komºu kalabilirler " (Ahzap Suresi 60)

Yalan haber yaymak ve bu şekilde karışıklık çıkararak müminler arasında fitneye sebep olmak münafıkların en temel özelliklerinden biridir.

Müminlerin birliğini ve beraberliğini Allah'a, Peygambere ve Kur'an-ı Kerim'e olan bağlarını, sadakatlerini bozmaya yönelik yapılan saldırıya "fitne " denir.

Münafıklar veya kalbinde hastalık bulunanlar fitne çıkarmak için müminlerin güçlü oldukları bir anı değilde zor ve sıkıntılı anlarını beklerler. Bu müminlere yönelik yoğun bir saldırı anı olabilir. Böyle bir anda müminlerde gözlenen en belirgin özellikler canı ve malıyla cihata devam etmesi, fedakarlık, sabır ve imanında artış olmasıdır. Dili ile ikrar ederken kalbinde imanı olmayan münafıklarda ise bu özelliklerin hiçbiri yoktur, çünkü rahat bir ortamda ben imanlıyım, Allah yolunda ölürüm demek kolaydır, çünkü böyle bir ortam yoktur, ancak zorluk anında, konuşmaların icraate dönüştüğü andır, bu yüzden asıl iman zor zamanda ortaya çıkar.

" İman edenler, derler ki: (Savaş izni için) Bir sure indirilmeli değil miydi? "Fakat, içinde savaş (kıtal) zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla (olan):
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu. " (Muhammed Suresi 20-21)

Yapılan eylem ve kullanılan yöntemden de anlaşıldığı gibi müminlerin en sinsi ve tehlikeli düşmanı içte gizlenen münafıklardır. O zorlu ana kadar iyi bilinen, güvenilen ve birlik olup beraberce müşrik ve kafirlerle savaşılacak iken bir anda gerçek yüzünü göstermesi ve diğer müminlerinde kendisi gibi olmasını beklemesi işlenen suçun çapını genişletiyor.
Kur'an, münafıkların fitne çıkarma özelliklerini dikkat çektikten sonra bu konuda verecekleri misalleri ve hangi yönden saldıracaklarınıda ayetlerde belirtmiştir.

"Hani münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulu bize boş bir aldanıştan başka birşey vadetmedi" diyorlardı.
Onlardan bir grupta hani şöyle demişti: "Ey Yesrip (Medine) halkı artık sizin için (burada) kalacak yer yok şu halde dönün. "Onlardan bir toplulukta: "Gerçekten evlerimiz açıktır diye Peygamberden izin istiyordu oysa onlar (ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı. " (Ahzab Suresi 12-13)

Hz. Musa'nın kavmini saptırıp buzağıya taptıran Samiri ise "Ben onların görmediklerini gördüm " (Taha Suresi 96) diyerek sanki kendisinin hiç kimsenin bilmediği birşeyi biliyormuş gibi bir tavır takınıp fitne çıkarması ve bunu yapmak için Hz.Musa'nın olmadığı bir anı beklemesi de dikkat çekicidir.