ÖLÜM
- 2
Daha
önceki yazımda da belirttiğim gibi, cahiliye'de öğrenilen "ölümü
unutarak yaşama " aslında hiç kar getirmeyen aksine insanı
zarara sokan bir inançtır. Alenen var olan ve mutlak gerçekleºecek
olan bir ºeyi unutup yokmuº gibi davranmak büyük hata olur.
Kuran-ı Kerim ölümün er ya da geç insanın karşılaşacağı bir gerçek
olduğunu şöyle ifade ediyor:
"De
ki: 'Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm şüphesiz sizinle
karşılaşıp buluşacaktır. Sonra da gaybı da, müşahede edilebileni
de bilen (Allah')a döndürüleceksiniz; O'da size yaptıklarınızı
haber verecektir. " (Cuma Suresi 8)
İnsan
vücudu, gözle bile görülmeyen, küçük bir mikroba yenik düşüp günlerce
yatmaya mecbur kalıyor; yaptığımız evler, binalar yağmurlara, fırtınalara;
yollar depremlere yenik düşüyor. Düşündüğümüz, kurduğumuz planlar
kader-i ilahiye uymak zorunda kalıyor. Gençlik kalıcı olmuyor ve
sonunda muhakkak yaşlanılıyor.
Görüldüğü gibi, bütün bunların hiçbiri bizim elimizde değil, üstelik
bunların herbiri tek tek insanın ne kadar aciz olduğunun açık birer
göstergesi. Hiçbir ilim, bilgi, para ve kuvvetin bunlara faydası
yoktur.
Bu kadar ilerleyen teknoloji, her gün duyduğumuz ve dünyanın birçok
yerinde meydana gelen afetlerden birini bile engelleyemiyor. Bu
kadar ilerleyen tıp ölümün önüne geçemiyor. Şu durumda teknolojiden,
insanlardan, makinalardan yardım beklemek, onlara dayanıp güvenmek
yerine daima var olan, bizi gözeten, koruyan Allah'a güvenmeliyiz.
Ve ölüme kadar olan şu geçici hayatı bir müslüman olarak iyi değerlendirmeliyiz.
O zaman ölüm, korkulan bir olay olmaktan çıkıp, mümin için yaptığı
güzelliklerin karşılığını alacağı, asıl yurduna açılan bir kapı
hükmünde olur.
Geçici dünya hayatına razı olup sonsuz ahiret hayatından bihaber
yaşamak ve ölümden kaçmak
olmaz.
"
Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi
belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse
ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz.
Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. " (A-li İmran
Suresi 145)
Mümin
ölümü sevinçle karşılar, çünkü ölüm ahiretin kapısını açan anahtar,
sonsuz hayata geçiştir. Öyleyse endişe edilecek bir şey yoktur.
Müslümanlar daima ümit ile son ana kadar Allah rızasını kazanmaya
çalışırlar. Ama ölümden korkanlar gerçekten korkmalıdırlar, çünkü
zorlu bir hesap günü ve zorlu bir ahiret hayatı onları beklemektedir.
|