MÜMİNİN
SABRI
Müminler Cenab-ı Allah'ın kendileri için seçip beğendiği, uygun
gördüğü güzel ahlak özelliklerini yaşamak ve üstlerinde tecelli
ettirmekle mükelleftirler. Sabır da bu mümin özelliklerinden biridir.
Ancak müminlerin bu özellikleri öğrenirken öncelikle Cenab-ı Allah'ın
bize emrettiğinin tam olarak ne olduğunu çok iyi anlamaları gerekir.
Bunun için önce sabrın ne demek olduğunu bilmeliyiz.
Sabır, kararlılık, metanet demektir. Allah yolunda cihadda her türlü
zorluğa karşı kararlılıktır. Güçlüklere göğüs germe ve karşı koyma
direncidir. Sabır ve tahammül ayrı kavramlardır ve birbirlerine
karıştırılmamalıdır. Tahammül bir sıkıntı veya acıya memnun olmadan
direnmedir, buna karşı sabır çok farklıdır. Mümin karşılaştıkları
her türlü sıkıntıya hem neşesi hem de Allah'a olan yakınlığı daha
da artarak, şevkle sabreder ve bundan hoşnutluk duyar. Bakın Bediüzzaman
konuyu şöyle ifade ediyor:
"...Cenab-ı
Hakk'ın inayet ve tevfiki sabırlı adamlarla beraberdir. Çünkü
sabır üçtür; Biri: Masiyetten kendini çekip sabretmektir. Bu sabır
takvadır. İkincisi: Musibetlere karşı sabırdır ki tevekkül ve
teslimdir. Üçüncü sabır: İbadet üzerine sabırdır ki, şu sabır
onu makam-ı mahbubiyete kadar çıkarıyor. En büyük makam olan ubudiyet-i
kamile canibire sevkediyor. "
Kuran-ı
Kerim'in birçok ayetinde sabır emredilmektedir. Ayrıca sabrın müminler
için bir imtihan konusu olduğuna da dikkat çekilmiştir.
"Ey
iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın (sınırlarda) nöbetleşin.
Allah'dan korkun umulur ki kurtulursunuz. " (Al-i İmran Suresi
200 )
"And
olsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden
önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan
elbette çok eziyet verici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder
ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azminizdendir. " (Al-i
İmran Suresi 186)
"And
olsun biz sizden mücahit olanlarla sabredenleri bilinceye (belli
edip ortaya çıkarıncaya) kadar deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız
(açıklayacağız). " (Muhammed Suresi 31)
Sabır
müminlerin küfre karşı sahip oldukları çok mühim bir üstünlük ve
silahtır. Gerçekten imanı kavramayan sabır sahibi olmayan biri müminlerin
karşısında yenilmeye mahkumdur. Cenab-ı Allah sabrı müminlerin gücünün
artmasına vesile etmiştir ve bunu Enfal Suresinin 66. ayetinde şöyle
belirtmiştir.
"....
Sizden yüz sabırlı kişi bulunursa onların ikiyüzünü bozguna uğratır.
Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle onların ikibinini
yener. Allah sabredenlerle beraberdir. "
Bu
iman etmeyenlerin kavrayamayacağı, ancak müminlerin kavrayabilecekleri
Cenab-ı Hakkın bir rahmetidir. Bu yüzden müminler dualarında Allah'tan
sabır talep ederler.
"
Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl ve kafirler
topluluğuna karşı bize yardım et. " (Bakara Suresi 250)
Bir
güzel ahlak örneği olan sabrın ölene kadar devam etmesi gerektiğini
Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatında da görüyor ve örnek alıyoruz.
Bediüzzaman, sabır için; "Cenab-ı Hakk, Hakim ismi muktezası
olarak, vücud-u eşyada bir merdivenin basamakları gibi bir tertip
vaz'etmiştir. Sabırsız adam teenni ile hareket etmediği için basamakları
ya atlar düşer veya noksan bırakır maksud damına çıkamaz. Onun için
hırs mahrumiyete sebeptir. Sabır ise müşkilatın anahtarıdır. "
der. Biz bu anahtarı elimizde tutuyoruz. Artık önümüzdeki kapıları
açmak elimizde. Yeter ki bu sırrı bilenler olarak sonuna kadar kararlı,
vefalı, sadık ve Cenab-ı Allah'a bağlı kalalım.
|