ŞEVKAT
TOKADI VE HİKMETİ
Müminlerin
hayatları boyunca karşılaştıkları her olay, her durum ve başlarına
ge-len herşey muhakkak bir hikmet üzere olur. Hiçbirşey tesadüfi
değildir. Yaşadığımız her an kader-i ilahiyeye göredir ve düşünebilenler
ve akledebilenler için daima hayırlıdır.
İnsan zayıf olarak yaratılmıştır, birçok eksikliği vardır; unutabilir,
yanılabilir, gaflete düşebilir, hata yapabilir. Bunlar her ne kadar
ilk bakışta kötü şeylermiş gibi gözükse de, inananlar için herşeyde
bir hayır vardır ve bunu ancak görebilen bir göz görür. Bizim musibet
sandığımız birşey sonunda büyük bir hayra dönüşebilir. Bu yüzden,
sabırla, tevekkülle Cenab-ı Allah'a teslim olup kaderimizi seyretmeli
ve herşeyden bir ders almayı bilmeliyiz.
Bediüzzaman'ın, karşılaştığı olaylarda hep Kur'an-ı Kerim ile değerlendirmeye
ve ona göre bir sonuç çıkarmaya dikkat ettiğini görüyoruz. Bir olay
ile karşılaşıldığında "Bu da nerden çıktı? " değil de
"Bunun hikmeti nedir? " demek gerekir.
Cenab-ı Allah'ın müminler üzerinde sürekli koruması tecelli eder.
Samimi ve vic-danlı, daima Allah'a yönelip dönen müminler; bazen
yanlış bir yola sapabilirler veya yap-tıklarını yeterli görüp daha
fazlasını yapamayabilirler, ya da nefisleri adına bir hareket ya-pabilirler.
İşte bu gibi durumlarda Cenab-ı Allah hemen bir ikaz gönderir. Belki
az şükrediyorsa, bir hastalık ile hem aczini, hem sağlığın nasıl
bir nimet olduğunu anlamasını sağlar. Öyleyse her musibetin bir
hikmeti vardır. Zahiren musibettir, batında hayırdır, hik-metlidir.
Bediüzzaman şefkat tokadı için "Hizmette halisane çalışanlara
fütür geldiği vakit şefkatli bir tokat yerler, intibaha gelerek
yine o hizmete girerler. " diyor. Kendisi hakkında ise şöyle
söylüyor: "...Her ne vakit hizmette fütur verir, "neme
lazım " deyip hususi, nef-sime ait işlerle meşgul olduğum zaman
tokat yemişim. Hem de kanaatim geliyor ki ihmal-imden tokat yedim.
Çünkü, hangi maksadım beni iğfale sevk etmişse onun aksi ile tokat
yedim... "
"...O,
kulları için küfre rıza göstermez. Ve eğer şükrederseniz sizin
(yararınız) için ondan razı olur... " (Zümer Suresi 7)
Ayet-i
kerime'de gördüğümüz gibi Cenab-ı Allah kulları yani kulluk görevlerini
yapan müminler için küfre rıza göstermez. İşte bu yüzden şefkat
tokatı, gaflete düşme, hata yapma veya nefsine uyma gibi yanlışlıklar
içine giren ancak arınmaya niyetli olan müminler için bir ikaz ve
doğruyu bulduran bir rahmettir. şefkat tokatı, müminin hatasını
anlaması, yanlışını düzeltmesi için bir vesiledir. Bu, Cenab-ı Allah'ın
müminler üzerinde bir rahmetidir.
Ancak başa gelenin bir tokat olduğunu anlayabilmek gerekir, bunun
için de gerekli olan kavrayış ve anlayış müminde vardır. Sonuçta
yapılan yanlışı fark etmek vakit geçirmeden düzeltmek önemlidir.
Fakat daha makbul olanı bir şefkat tokadı gelmesini beklemeden doğruyu
bulabilmek ve onu yapmaktır.
|