MÜMİNLER ARASINDAKİ TESANÜD - 1

Müminler aynı kitaba tabî olan, aynı yolda, aynı amaç için, aynı fikir ve düşüncelere sahip insanlardır. Kur'an-ı Kerim'in hükmüne göre müminler birbirlerinin kardeşidir. İşte bu kardeşlik ve Allah yolunda aynı şekilde birlik olmaktan dolayı, çok önemli bir mümin vasfı, sevgi, saygı ve dayanışma ile doğal olarak oluşur; tesanüd.

"Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. " (Saf Suresi 4)

Bu ayette tarif edilen tesanüd ile müminlerin Allah yolunda cihad etmesi Cenab-ı Allah'ın kesin bir emridir. Müminler kendi çıkarlarını değil de, daima dinin çıkarlarını ön planda tutarlar. Güzel ahlak, sevgi, saygı, fedakarlık, tevazu müminlerin en temel vasıflarından olduğundan, müminler doğal olarak birbirlerine karşı düşkündürler. Müminler arası bu tesanüdün tek sebebi İslam dinidir, müminleri biraraya getiren ve kardeş olmalarını sağlayan yegane şey Cenab-ı Allah'ın dinidir. Bu kardeşlik Al-i İmran Suresinin 103. ayetinde şöyle tarif edilir;

"Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini böyle açıklar. "

Kardeşlik ve beraberlikten ancak herkesin ortak birleştiği nokta Kur'an-ı Kerim olduğu takdirde söz edilebilir. Yoksa ayettede belirtildiği gibi "kalplerin uzlaşıp ısınması " mümkün değildir. Tesanüdün bozulmaması ve zedelenmemesi için özel ihtimam ve dikkat göstermek gerekir. Çünkü müminler için muhtemel bir tehlike; bir gaflet anında nefsin devreye girip bu tesanüdü bozacak hareketler yaptırması mümkündür. Elbette ki müminin tavrı her zaman fedakarlık, hoşgörü, sevgi ve saygı yönündedir ancak nefs herkeste mevcuttur, bu yüzden dikkat gerekir.

"Kullarıma sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. " (İsra Suresi 53)

Rekabet, hırs, kıskançlık veya bencillik ancak nefislerin çatışması ve kendilerini ön plana çıkarmasında olur. Fakat daha evvel belirttiğim gibi ortak nokta İslam dininin menfaati olduğu zaman bunların hiçbiri söz konusu olamaz.

Bediüzzaman; "Asıl hüner, kardeşini fena gördüğü vakit onu terk etmek değil, belki daha ziyade uhuvvetini kuvvetleştirip ıslahına, ehl-i sadakatin şe'nidir. " diyor çünkü Allah yolunda cihad için birbirimizi hazırlayıp, teşvik etmek ve varsa eksikliklerimizi tamamlamak en güzel bir ibadet ve en güzel bir tesanüd göstergesidir