TESETTÜR - 1

İçinde bulunduğumuz çağ ve toplumda, modernlik adı altında yaşanan ahlaki dejenerasyon, çok büyük boyutlara ulaşmıştır. Gerek medyanın, gerekse din karşıtı grupların topluma kazandırmış oldukları bu görüş, gün geçtikçe daha da artmaktadır.
İnsanı insan yapan vasıfları giderek bozan bu çarpık ahlak sisteminin, bugün ne denli büyük boyutlara ulaştığını görmek hiç de zor olmasa gerek. Toplumu içten çökerten bu dejenerasyon, kadınlarımızın toplum içindeki saygınlığını da oldukça azaltmaktadır.

Cenab-ı Allah, kadını adeta bir inci gibi yaratmış ve ona iffetini koruma ibadetini vermiştir. Bu, müslümanım diyen her kadının üzerinde büyük bir sorumluluktur. Allah korkusuna sahip her müslüman, bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmekle mükelleftir.

Gerek Kuran-ı Kerim'de, gerekse Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerinde, kadının nasıl giyinmesi ve nasıl iffetli olması gerektiği açıkça tarif edilmiştir. "Ey peygamber, eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." Ahzab Suresinin 59. ayetinde de belirtildiği gibi, müslüman bir kadının çevresindeki kötülüklerden korunması, rahatça hareket edebilmesi, herşeyden önemlisi özgür ve iffetli olması ancak ve ancak Kuran'ın tarif ettiği anlamda kılık ve kıyafetine dikkat etmesi ile gerçekleşebilir.

Bediüzzaman'ın Yirmidördüncü Lem'a da işaret ettiği gibi: "Tesettür kadınlar için fıtridir ve fıtratları iktiza ediyor." Anlaşıldığı gibi tesettür kadının yaratılışına uygun bir ibadet şeklidir.
Aynı zamanda kişinin sahip olduğu asalet, Allah'ın hükümlerine karşı olan titizliğinden belli olur. Çünkü kılık ve kıyafetindeki tesettür onun ne kadar çok Allah'tan korktuğunu, ne kadar kişilikli, saygın, asil, onurlu, özgür ve iffetli olduğunu gösterir. Tesettür kadının emniyetini sağlar.

Bediüzzaman'ın önemle dikkat çektiği konulardan biri de aile saadetidir. Bu konuda açıkladığı hikmet şöyledir: "Bir ailenin saadeti hayatiyesi koca ve karı mabeyninde bir emniyeti mütekabile ve samimi bir hürmet ve muhabbetle devam eder. Tesettürsüzlük ve açık saçıklık o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar. "

Cahiliye kadınları tesettüre dikkat etmemekle kendilerine saygınlık ararken tam tersi bir etki yaratarak küçük düşmektedirler. Bu şekilde sahip oldukları saygınlığı yitirmektedirler. Kuran, tüm mümin kadınlar için en güzel örneği teşkil eden Peygamber Efendimiz'in hanımlarını, bu konuda şöyle uyarmaktadır: "Evlerinizde vakarla oturun, ilk cahiliye (kadınları)'nın süslerini açığa vurması gibi siz de süslerinizi açığa vurmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a ve elçisine itaat edin " (Ahzab Suresi, 33)

Cenab-ı Allah'ın bana bahşetmiş olduğu hidayet sayesinde, giyiniş tarzımda yapmış olduğum değişiklik, manen beni büyük bir huzur ve güvenliğe kavuşturdu.